Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Aralık, 2011 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Mücadele de yeni evre.

Mücadele de yeni evre. Türkiye’de 3 yıldır yükselen balıkçılık mücadelesi yeni bir evreye girmiş bulunmaktadır. Hepimizin bildiği gibi yükselen küçük balıkçı muhalefeti STK birlikteliği ile hamle yapmış, Sürdürülebilir Bir Balıkçılık doğrultusunda mesafe kat etmeye başlanmıştır. Bu muhalefetin beslendiği Forum büyümüş, camia içinde saygınlık kazanmış ve giderekte bir eylem platformu haline gelmiştir. Balıkçılık tarihinin geçmişine baktığımızda balıkçılık için bir şeyler yapan ya da yapmaya çalışan STK örnekleri var olmasına rağmen, balıkçılarla birlikte mücadele eden ilk örnek Forum merkezli gelişmiş ve kısa zamanda zengin deneyimler ve başarılar elde edilmiştir. Bu yazının amacı bu konuda bir polemik yapmak değil son günlerdeki gelişmelerin ve hareketliliğin arka planını açığa çıkartmaktır. Eğer bu ülkede bir gün balıkçılığın tarihi yazılırsa, yaşadığımız dönem, eylemlerimiz ve Forum zaten orada yerini alacaktır. Bu yeni sürecin yarattığı en önemli değişiklik balıkçılık yönetiminde...

Geleneksel Balıkçılık

Balıkçılık sorunları diye başlayan her tartışma genellikle kirlilik ve aşırı avcılığın stoklar üzerindeki tahribatı ile sınırlı kalır. Büyüyen tekneler, gelişmiş av araçları, balık bulma ekipmanlarının gelişmiş kapasiteleri bu tartışmaların konuları olmuştur. Meseleye buradan bakınca doğal olarak problemin çözümüne yönelik tartışmalar da hep yukarıdaki konu başlıklarının etrafında yapılmaktadır. Elbetteki av araç ve gereçlerini, bunları nasıl kullandığımızı ve yöntemlerimizi tartışmalıyız. Ben tartışmaya başlamamız gereken yerin burası olduğunu düşünmüyorum. Bizim tartımaya başlamamız gereken yer balıkçılık politikalarımız ve balıkçılık yönetimimiz olmalıdır. Konuyu biraz açarsak; Hepimizin bildiği gibi insanoğlu balık rezervlerinin oluşması konusunda pozitif bir faktör değildir. Bunu söylerken anlatmak istediğim, hayvancılık ve tarımdan farklı olarak avlayacağımız yada toplayacağımız türlerin stoklarını arttırmak konusun da bir katkımız olmadığını söylemek istiyorum. Bizim balı...

Eşitlik mi adalet mi?

Eşitlik mi adalet mi? Eşitlik sihirli bir kelimedir, dışarıdan bakıldığında herkesi cezp eder, adalet karşısında eşitlik, özgürlükleri kullanmada eşitlik, kamusal hizmetleri kullanmada eşitlik vs. Oysa özgürlüklerin ve hizmetlerin kullanımı herkes için yasalarla korunmamışsa ve kullanabilmesini sağlayacak düzenlemeler yapılmamışsa bu söylem bir ütopyadan başka bir şey değildir. Eğer bir toplumda ekonomik eşitliği sağlayamıyorsan, özgürlüklerin ve hizmetlerin kullanımında eşitliği sağlayamazsın. Yasalarımıza baktığımızda herkesin seyahat özgürlüğü vardır. Gerçek hayatta ise herhangi bir seyahatin masraflarını karşılayabilenlerin seyahat özgürlüğü vardır. Adelelet ise eşitlikten farklı bir kavramdır. O olaylara eşitlik gibi soyut bir alandan bakmaz. Hakkın gözetilmesi ve yerine getirilmesini sağlar. Dayandığı kaynak ahlak ve din kurallarıdır. Aristolase'e göre de adalet eşitlik sistemi değildir, güçsüzleri koruyan bir hukuk sistemidir. Bu konuyu daha da uzatabiliriz ama bu sefer d...