Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Darıca'da neler oluyor?

  Yolu kapatan belediye aracı. AB ülkelerinde belediyeler, küçük ölçekli balıkçılığı desteklemek amacıyla; küçük balıkçı barınakları, iskeleler, çekek alanları ve kıyı koruma yapıları gibi temel altyapıları kurmakta ve geliştirmektedir. Bu yatırımlar, Avrupa Birliği fonları (EMFAF) ile desteklenmekte ve yerel yönetimler tarafından etkin şekilde uygulanmaktadır. Küçük ölçekli balıkçılığın korunmasına ilişkin uluslararası anlaşmalar ve son 15 yılda artan farkındalık çalışmalarına karşın, sahadaki koşulların iyileşmek yerine daha da kötüleştiği açıkça görülmektedir. Yerel esnafı, üreticiyi, küçük işletmeleri ve kooperatifleri desteklemek; aynı zamanda yerel kültürel mirası korumak belediyelerin temel ve yasal görevleri arasında olmasına rağmen, bu sorumlulukların bazı yerlerde açıkça ihlal edildiği görülmektedir. DARICA’DA KABUL EDİLEMEZ UYGULAMALAR Darıca’da, barınak projesi olarak başlatılan ancak projede belirtilen alan yerine farklı bir bölgede inşa edilen tekne parkının mend...
En son yayınlar

Hassas habitatları koruma ve adalar Gırgır avına kapalı saha üzerine!

  İstanbul Gırgır avcıları ara tebliğ döneminin yaklaşması ile birlikte yeniden hareketlendi. Ana başlıkları ise Gırgır avcılığına kapalı alanın tekrar avcılığa açılması. Başka talepleri de var. İstavrit balığı avlanma boyunun 11 santime düşürülmesi bunlardan birisi. Yayın organlarının bu sayısı ile birlikte merkezi ve siyasal ilişkileri üzerindeki lobi faaliyetlerini açık bir kampanyaya dönüştürdüler. İstanbul Gırgır avcılarının açılmasını istediği alan Kampanyayı iki slogan üzerine oturtmuşlar; Bu yasak bir işe yaramıyor. Bize yasaksa herkese yasak olsun. İki sloganda gerçeği yansıtmıyor ve samimiyetsiz. Yasağın işe yarayıp yaramadığını adalar çevresindeki dip hayatının iyileşip iyileşmediğine bakarak anlayabiliriz. Ama arkadaşlar temel av hedefleri olan pelajik balıklar üzerinden baktıkları için rahatlıkla gerçek olmayan iddialarda bulunuyorlar. Bu yazıda sahadaki dip balıklarının artışına ve tür çoğalmasına dair bilgiler ve görseller bulacaksınız. Yazının sonunda ...

İstanbul adaları ve şantaj.

Ş antaj, adaletsizlik , açgözlülük , merhametsizlik ve dürüstlük eksikliği gibi kötü huyları yansıtır.                                                                                                                                              Aristoteles Spekülasyonlar ve gerçekler. Balıkçılıkta zor günler yaşamamıza rağmen içinde bulunduğumuz durumu tartışmak yerine yerine anlamsız bir tartışmanın içine çekildik. Bu tartışmayı sürdürmemek konusunda ne kadar kararlı olsakta bir yerde mecbur kalıyor tartışmanın tarafı olmaya devam ediyoruz. Bakanlık tarafından hazırla...

Ya bir yol bulacağız yada dağı deleceğiz.

    Örgütlü KÖB (küçük ölçekli balıkçı), balıkçıların yönetime doğrudan katılmasını sağlar. Devlet tek başına yönetemez; yerel bilgi (geleneksel ekolojik bilgi), balık stokları, üreme alanları ve mevsimsel değişiklikler konusunda vazgeçilmezdir.   FAO’nun Küçük Ölçekli Balıkçılık Gönüllü Kılavuz İlkeleri (SSF Guidelines) de bunu vurgular: Balıkçılar yönetimde yer alırsa kurallar daha adil, uygulanabilir ve kabul gören olur.   Fao.org Onlarca sorunumuz var. Çoğu can yakıcı çoğu acil çözüm bekliyor. Küçük balıkçı refahını artırmanın değil karnını doyurmanın peşinde bu günler de. Ülkenin içinde bulunduğu ekonomik krizin sektör üzerindeki yarattığı olumsuz baskı, yetiştiricilik ve ithalat karşısında yaşadığı haksız rekabet (üstelik tüketiciye de gıdaya adil erişim konusunda haksızlık yapılıyor) kaynakların sürekli azalması ve ekosistem de yaşanan olumsuz değişimler vb. Yazının giriş bölümünde içinde olduğumuz durumu ve buna bağlı olarak çözüm aramamız gerek...

Adalar bölgesi için acil eylem çağrısı

Küçük ölçekli geleneksel balıkçılığın korunması konusunda onca kelam neredeyse yönetiminden akademisyenine sivil toplum örgütlerinden balıkçı örgütlerine kadar kelam etmeyen yok gibi. Lakin bu konuda "kalıcı ve gerçekçi" adımlar atılamıyor. Sanki önümüzde çözülmesi çok zor bir astrofizik problemi var ve biz bunu çözecek bilgi ve yeteneğe sahip değilmişiz gibi bir görüntü ile karşı karşıyayız.  Gerçekten böylemi? Gerçekten bu problemi çözecek bilgi ve beceriye sahip değil miyiz? Bu tartışmaları takip eden tüm taraflar bilir ki aslında ne önümüzde çözümü zor bir problem var karşımızda ne de yönetiminden akademisyenine kadar tartışmaların da çözümün de tarafı olanlar bilgisiz ve yeteneksiz kadrolardan oluşuyor. Bu konuda ki en büyük sorunumuz atılması gereken adımlarda cesaret eksikliği ve küçük ölçekli geleneksel balıkçıların son yıllarda içine düştüğü atalettir. Aya kalkmak ve mücadele etmek zorundayız. Kırmadan dökmeden onca yıldır sergilediğimiz yapıcı tutumu terk etmeden am...

Bölgesel balıkçılık ve Bölgesel Danışma kurulu yolunda bölgesel balıkçılık platformu inşasının önemi!

  Her balıkçılı yönetiminin bir merkezi balıkçılık politikası vardır ve kaçınılmaz olarak bu politikanın tek bir hedefi olmalıdır. Bu hedef tüm denizlerde ve iç sularda “Sürdürülebilir Balıkçılık” hedefidir.  Bütün eleştirileri bir kenara bırakarak ben mevcut balıkçılık yönetimimizin bu hedefi sahiplendiğini biliyorum. Lakin ülkemizdeki devasa büyüklükteki balıkçılık sorunları ile başa çıkmak ve temel hedeften sapmadan balıkçılığın yönetilebilmesinin mümkün olmadığını da görüyorum. 2010 yılından bu yana verilen mücadelelerin ve merkez balıkçılık yönetiminin 1 ileri 2 geri yapmasının nedeni kişilerin kararları bu kararların yanlışlığı değil tarihsel ve yapısal bozukluk nedeniyle mevcut yönetimlerde hareketleri engelleyen prangalar haline gelmesidir. Hareket etmiyor ve yürümüyorsanız ayağınızın bağlı olduğunu fark etmezsiniz. Biz bu prangaları yürümeye başladığımız 2010 yılında fark ettik. Elbette hemen ve ilk adımda değil ama ayaklarımızdaki zincirin kalaması bittiğinde yürüme ...

Marmara denizinin küçük ölçekli balıkçılarına açık çağrı!

  10 yılı aşan bir süredir zaman zaman yükselen zaman zaman geri çekilen bir mücadele ile yol almaya çalıştık. Bu mücadeleler sayesinde küçük balıkçılık ekonomisinin ve kültürünün korunmasının önemini ortaya koyduk. Eğrisi ile doğrusu ile hep birlikte bir tarih yazdık. Belki bir gün birileri bu tarihi yazar ama inanın o tarih yazıldığında en bahsedilecek olan İstanbul’un küçük balıkçıları olacaktır. Belki bir gün yola ilk çıkanlar (her türlü subjektif sorunu bir kenara koyarak) bir araya gelir nasıl başladığımızı, ne zorluklarla yürüdüğümüzü ve yaptıklarımızı/yapamadıklarımızı konuşuruz. Bu yazının amacı ne tarih anlatmak nede geçmişe güzelleme yapmak değil. Amacın içinde bulunduğumuz durumu ve yapmamız gerekenleri konuşabilmek için “dünü” hatırlamak ve hatırlatmaktır. 2010-2011 yılında başlayan ve ertesi sene hızla yükselen mücadele İstanbul’un küçük ölçekli balıkçıları ve kooperatiflerinin önüne devasa büyüklükte görevler koymuştu. Biz kervan yolda düzülür diyerek hiçbir örgütsel...