Kısır tartışmaları sevmiyorum. Hele hele sosyal medyada yürütülen ahlak dışı küfürlü kafirli polemiklere bakmıyorum bile. Ama son günlerde Karadeniz’in ünlü ailelerinden yöneltilen sataşmalara bu gün bir mühendis arkadaşımızda katılınca ve üstelik sataşmaya neden olan haber paylaşımı okunmadan hakaret ve tehdit içeren sataşmalar sürdürülünce cevap vermek farz oldu. Ben bana davranıldığı gibi davranmayacağım. Bu arkadaşların trajikomik durumuna dikkat çekecek ve aslında zarar verdiklerinin ben, biz ve bizim gibiler olmadığını zarar verdiklerinin balıkçının kendisi olduğunu göstereceğim. Yazının içinde 3 konu olacak. Sinop toplantısı, Danışma Kurulu toplantısı ve bu gün çıkan haber üzerinden başlayan sataşmaların (iddiaların gerçekliği ) ne kadar mesnetsiz olduğuna cevap vereceğim. Önce sırasıyla olaylar. Burayı çok kısa geçeceğim ama yazının sonunda ne dediğimi “net olarak” anlayacaksınız. Danışma kurulunda balık boyları tartışılırken Barbun ve Tekir balığının avlanm...
Balıkçılık Aktivizmi Küçük ölçekli balıkçı