Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Mayıs, 2014 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Balıkçılık aşkına, vicdan aşkına ve Allah aşkına teşhir edin bunları.

    Utanmak toplumsal değerlerimizin, bu değerleri oluşturan standartların dışına çıktığımızda bireysel olarak yaşadığımız içsel bir duygudur. Her ne kadar sadece insanlara has bir duygu olduğunu düşünsek bile şu yada bu ölçüde çoğu canlının zaman zaman yaşadığı bir ruh halidir. Belli bir yaşam süresini aşmış insanlar Kedi, Köpek, At ve benzer bir çok canlının bu duyguyu yaşadığına şahit olmuştur. Bir kuralı olan, bu kuralı savunan başkaları bu kuralları ihlal ettiğinde onları eleştiren her birey kendisi aynı işi yaptığında utanmalıdır. Bir birey hangi gerekçe ile olursa olsun utanma duygusunu yitirmişse o artık ortak etik standartları olan bir toplumun parçası olmaktan çıkmıştır. Eğer içinde bulunduğu durumun bilincinde olarak bir gurubun içinde var olmaya üstelik bu var oluşu gurubun diğer unsurlarını karalayarak sürdürmeye çalışıyorsa bu bireyin durumu artık sıradan bir ahlaksızlık ve utanmazlık durumu olmaktan çıkmıştır.    Böyle bir birey,kişisel çıkarla...

Haber kömürden daha kara

  İş kazaları ancak infial uyandıracak büyüklüklere ulaşınca yer almaya başladı medyada. Oysa ülkemizde her gün ölümlü bir iş kazası var. Evlerine ekmek götürebilmek için daha güvenli iş bulamayan insanlarımız ölümü veya sakatlığı göze alarak çalışıyorlar. Madencilik, İnşaat sektörü ve denizcilik bu alanların başında geliyor. İnsanlar ölüyor, ocaklara kor ateşler düşüyor ancak biz bu ölümler kitlesel olunca farkına varıyoruz olan bitenin.   Varıyoruz da ne oluyor, bir sonrakini ne kadar unutuyoruz. Her seferinde tekrar yaşıyoruz aynı acıları, aynı öfkeyi ve umutsuzluğu. Kalkınmanın adını ne pahasına olursa olsun büyümek ve ne pahasına olursa olsun sermaye birikimi olarak koyduğumuz zaman yaptığımız her işte Pazar ve maliyet masraflarından başka bir şey olmuyor gündemimizde. Ne yitirdiğimiz insanları yazıyoruz bilançolarımıza nede canlı kaynaklardan yitirdiklerimi. Demir başlarımızın arasında ne doğa var nede insan. Ham maddenin, üretim aracının  ve insan...

Gokhan’ı uğurlarken

Giderayak işlerim var bitirilecek,                                                       giderayak.   Ceylanı kurtardım avcının elinden   ama daha baygın yatar ayılamadı.   Kopardım portakalı dalından   ama kabuğu soyulamadı.   Oldum yıldızlarla haşır neşir   ama sayısı bir tamam sayılamadı.   Kuyudan çektim suyu   ama bardaklara konulamadı.   Güller dizildi tepsiye   ama taştan fincan oyulamadı.   Sevdalara doyulamadı.   Giderayak işlerim var bitirilecek,                                    ...

Kalkan yarışması hakkında

Bu yazının amacı elbette bir polemik yaratmaktır. Bu polemiğin tarafları kardeş saydığımız amatör dernekler, tüm amatör balıkçılar, tüm balıkçılık faaliyetlerinden sorumlu resmi otorite olan Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü ve geçtiğimiz günlerde yarışmaya sponsor olan Kocaali belediyesidir. Bu yarışma vesilesi ile ortaya çıkan mevzuat yetersizliği, kişi ve kurumların pozisyonları ve sürdürülebilir balıkçılık mücadelesinde paydaş olmaları gerektiğine inandığımız yerel yönetimlerden birinin (bu yarışmaya sponsor olan belediyenin) düştüğü durumdur. Önce hadiseyi bir özetleyelim. Bir derneğimiz “Kalkan balığı yakala bırak” yarışması için müracaat etmiş, Kalkan balığının üreme döneminde olması nedeni  ile merkezi otorite tarafından bu başvuru red edilerek yarışmaya “Yakala bırak balık avı yarışması” olarak izin almıştır. Hal böyle iken yarışmanın tüm tanıtım faaliyetinde yerel belediye başta olmak üzere iki derneğin ve bir federasyonun adının olduğu afişle...