Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Haziran, 2012 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Danışma Kurulu Kararları ve İmza Kampanyası

Sevgili Arkadaşlar Son yıllarda balık, balıkçı ve balıkçılık ile ilgili haberleri sıklıkla duymaya başladınız. Her ay birkaç TV programı, gazete haberi ya da köşe yazısına rastlamak mümkün. Balıkçılık aslında basın için popüler bir konu değil. Buna rağmen bu haberlerin giderek daha fazla bir sıklıkla Medya’ya düşmesinin bir sebebi var, canlı sucul kaynaklarımız yok oluyor. Gıdanın endüstriyelleştiği günümüz dünyasında en sağlıklı ve ucuz protein kaynaklarımızı kaybetmek üzereyiz. Okyanuslardaki stokların yarısından fazlası tüketildi. Ülkemizde de durum farklı değil, bazı türlerimiz yok oldu bazı türlerimiz ise yok olma tehlikesi ile karşı karşıya. Son 8 yıldır Türk balıkçılığı 3-4 pelajik türe (hamsi, istavrit, sardalye, çaça) bağımlı hale gelmiştir. Ticari değeri görece yüksek dip balıklarımızın ise uzun zamandır kayda değer bir avcılığı yoktur. Bundan sadece 20-30 yıl evvel yoksul sofralarını süsleyen Kalkan, Uskumru, Lüfer, Palamut gibi balıklar ne yazık ki orta ve düşük gelir düze...

Tarih hepimizi seyrediyor ve not tutuyor ...

Tarih hepimizi seyrediyor ve not tutuyor ... Danışma kurulu yapılalı tam 1 hafta oldu, bu bir hafta kurul toplantısında başlayan kavganın giderek yükselmesi ve sanal ortamda taşınarak yaygınlaşması ile geçti. Önümüzdeki süreçte de bu tartışmaların artacağı hatta yer yer sertleşeceğini ön görmek içinse kahin olmaya gerek yok. Bu kavganın odağındaki grup ise (ağırlıklı olarak İstanbul merkezli olmak üzere) Gırgır avcılığı yapan çevreler. Bu tartışmanın içinde bulunduğumuz dönemde iki temel çatışma alanı var. Genel Müdürlüğün toplantı da önerdiği 30 metreden sığ sularda Gırgır ile avlanma yasağı ve İstanbul Adalar bölgesinin deki “Gırgır ve Çevirme ağları ile avcılığa kapatılmış” bölge. Elbette ki fikir ayrılıklarının ya da taleplerin çatıştığı tek nokta burası değil. Balık boyları, Hamsi av sezonunun yeniden düzenlenerek Kısıtlanması, başta olmak üzere sürdürülebilir balıkçılık önerilerinin tamamı çatışma konusu. Mevcut balıkçılık uygulamalarının devamını istey...

İlyas Torlak'a cevap ...

Bu ülkede balıkçılık konusunda balıkçıların haricinde herkes konuşuyo,yorum yapıyor çareler üretiyor ve hatta geçtiğimiz aylarda gebalder adında bir dernek bile kuran var ,açılımıda geleneksel balıkçılar derneği. Kurucuları arasında pilot bile var ve hesapta biz endüstriyel balıkçıya savaşaçtılar,aralarında dökülük kenan diye bir şahıs var günün yirmidort saati internet başında balıkcılıkla yatıp, yazılar yazıyor kafasına göre tezler hazırlıyor kafasına gore takılıyo. Savunduğu şey,endüstriyel balıkçının işini bitirip küçük balıkçı olarak 70 milyonun balık ihtiyacını oltacılıkla ve kıyı balikçiliğı ile sağlamak,destekçileri arasında greenpeace var,başkanı sosyete lokantacısı olan fikir sahibi damaklar adlı stk lar var bir kaç su ürünleri hocası var,varoğlu var. Şimdi bu yazıyı okurken aklınızdan siz ne yapıyosunuz diye geçiyodur, Biz kahve köşelerinde biirbirimizin dedikodusunu yapıyoruz ,kim iflas etti ,kimin bankaya ne kadar borcu var kim kabzımalınla papazlık oldu bunlarıkonuşu...
 TRADITIONAL COASTAL FISHING SHOULD BE PROTECTED FOR THE SUSTAINABLE AND RESPONSIBLE FISHING MANAGEMENT REFORM Small-scale traditional coastal fishing practices is one of the oldest forms of production in human history, and it is still the livelihood of many communities residing by the coast or in-land waters. Ossified inefficient hunting practices are driving fishing in our country to the brink of destruction. While fish stocks are melting away at an ever-increasing rate because of uncontrolled overhunting, the way the marine ecosystems function is ignored, and aquatic life is getting destroyed. This destruction process is not limited to aquatic life: it puts the coastal fishermen who fish in the most sensitive areas to the brink of extinction also. With the disapperance of small-scale coastal fishing, coastal communities whose economy depends on small-scale hunting also disappear, and traditional fishing, the oldest form of production in human history, is forced to le...
FAO Bakü Sivil Toplum Müzakere Toplantısı sonuç bildirisi Balıkçılık Avrupa ve dünyanın tüm küçük ölçekli balıkçılarının toplumsal ve ekonomik rolü, ulusal ve uluslar arası düzeyde tanımlanmalı ve tanınmalıdır. Küçük ölçekli balıkçılar, onarılamaz hasarlar meydana gelmeden önce hemen harekete geçilmesi talebi dahil olmak üzere pek çok sorunla karşı karşıyadır. Endüstriyel tarım ve doğal kaynakları işleme endüstrisinden kaynaklanan kirlilik artmaya ve balık stokunu tehdit etmeye devam ediyor. Bugün artık okyanuslardaki “çöplük adalar”, büyük ülkelerle eşit derecede yer kaplıyor. Petrole duyulan açlık o kadar büyük ki, denizin derinliklerinden petrol çıkarmak için deneyler devam ediyor. Teknoloji, felaketlerden korunmayı garantilemek ya da geniş kıyı bölgelerinde balık stokuna zarar verip balıkçı ve zanaatkârların geçim kaynaklarını tehdit eden kirliliği telafi etmek için çok kısıtlıdır. Küçük ölçekli çiftçilerin de toprak gaspından etkilenmesi an meselesidir. Fakat ...
Canlı sucul kaynakların sürdürülebilirliği yetmez hakça paylaşımı da sağlanmalıdır diyen ve sürdürülebilir balıkçılık kıyıdan başlar şiarı ile yola çıkan GELBALDER resmi forum sitesini açtı. www.gelbalder.org