Ana içeriğe atla

Kayıtlar

2012 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Yeni Yıl Mesajı ...

2013 yılına giriyoruz.  Ayaklarımızı yerden kesen umutlarla ve bir yerde hayallerle bakıyoruz geleceğe. Ne demişti ünlü şairimiz Yahya Kemal Beyatlı “Deniz Türküsü” adlı şiirinde “Yürü! Hür maviliğin bittiği son hadde kadar!/İnsan alemde hayal ettiği müddetçe yaşar.” Bu nedenle Geleneksel Balıkçılığı Yaşatma Derneği temsilcileri olarak pozitif duygularla yüklüyüz. 2013 yılının; · Balıkçılığımızda sucul ortam kaynaklarımızın sürdürülebilir kalkınma modeli çerçevesinde kullanılmasının göz ardı edilmediği, · Geleneksel kıyı balıkçılığının ve korunmasının öneminin kavranacağı, · Sucul ortam yaşamının ve canlı kaynaklarının geleceği kavramına saygı duyarak, avlanma anlayışının camiamızda egemen olacağı, · Endüstriyel balıkçı filosu işleticilerinin, aklıselim çizgisini yakalayarak gittikçe azalan canlı kaynakların sömürüsünü terk edeceği, · Yasa dışı avcılığın son bulacağı, · Tüm balıkçı kooperatif ve birliklerinin bir bütün olarak sorumlu balıkçılık ilkelerine bağlı bir şekilde kalk...

HAMSİLER NEDEN NAZLANIYOR?

İçinde bulunduğumuz bu sonbahar döneminde palamut ve lüfer avcılığı balıkçı kesiminde büyük bir memnuniyet yarattı. Özellikle palamut balığına hasret kalan toplum bu yıl ziyadesiyle özlemini giderme fırsatını buldu. Balıkçı kesimindeki 1-1,5 aylık av dönemindeki memnuniyetin ardından Karadenizli balıkçıların yeni bir şikayet konusu sahnede yerini aldı.  O da ülke balıkçılığımızın her zaman ağır topu olan hamsinin Karadeniz’deki Türkiye sahillerine olan göçünün bu sene gecikme yaptığı şeklindeki yakınmalarıdır. Gerçekten hamsi balığı bu sene daha sahillerimize inmedi mi, yoksa naz mı yapıyor. Hamsi’nin ortada bollaşmamasının bilemediğimiz başka nedenleri mi var. Kişisel olarak bununla ilgili fikir üretmeye, yorum yapmaya fırsat bulamadan 24 Kasım 2012 günü bu tür yakınmalara açıklık getirmek amacıyla sevgili meslektaşım Ömer Faruk Kara bana balıkçıları aydınlatma amacına yönelik e-posta aracılığı ile bir not göndermiş. Esas konuya geçmeden önce okuyucuya Ö. Faruk Kara hak...

Balıkçılık Biyolojisi ve Balık Nüfusu Hareketlerine İlişkin Genel Bilgiler

BALIKÇILIK BİYOLOJİSİ VE BALIK NÜFUSU HAREKETLERİ SUNUŞ Bu yazı serisi Sn. Hocam Prof. Dr. İbrahim ERKOYUNCU'nun Türk bilim adamlarına balıkçılık yönetiminin ihtiyacı olan bilgilerin toplanması, hesaplanması ve değerlendirilmesi konularında rehberlik etmesi amacıyla yazdığı, Su Ürünleri Fakülteleri ve ilgili enstitülerde okutulan “Balıkçılık Biyolojisi ve Populasyon Dinamiği” kitabı ve bu kitaba da kaynaklık eden uluslar arası yayınlardan faydalalanılarak yazılmıştır. Anlaşılır olması için bazı terimler güncel Türkçe kelimelerle ifade edilmeye çalışılmıştır. Yazının amacı;  balıkçı, akademisyen veya halk açısından, balığı ve balıkçılığı doğru anlamak ve bugünkü durumu doğru analiz edip çözüm üretebilmeleri için kullanılabilecekleri donanım sunmaktır. ================================================= I. STOK VE POPULASYON KAVRAMLARI Balık nüfusu hareketleri ya da yaygın bilinen adıyla  balık populasyon dinamiği  daha çok ekonomik değeri olan balık stoklarındaki büy...

Bazı Güncel Masallar Üzerine

Yaz sonunda tebliğ hazırlıkları sürerken ve yayınlanırken ortalığı ayağa kaldıranların ülkemiz balıkçılığını ve balıkçılık kaynaklarını iyi tanımadıkları gün gibi aşikar olarak ortaya çıkmıştır. 2012 yılı Ekim ayının son günlerini yaşadığımız şu günlerde yüzey balıkları avcılığı son gaz bereketli bir şekilde devam ediyor. http://www.gelbalder.org/showthread....-yakalad%C4%B1 http://www.gelbalder.org/showthread....%9Fan%C4%B1yor Trol ve dip balıkları avcılığı ise suların biraz daha soğumasını bekliyor. 24 metre yasağını bir afet gibi göstermeye çalışan, palamut ve lüferin elimizden kaçıp, Yunan ve İtalyan tarafından avlanacağını söyleyenlerin artık balıkçılık konusunda atıp tutmaya son vermesi gerektiğine inanıyorum. Bu yılki gibi palamut ve lüfer bereketi 1986 yılından bu yana görülmemiştir. Ezberlerin aksine palamut olursa lüfer olmaz teorisi de bu yıl fos çıkmıştır. Uygulanmaya başlayan derinlik ve tür / boy yasakları bu bollukta oldukça etkili olmuştur. Önümüzde hamsi sezonu v...

Lüfer ve Diğer Göç Balıkları Stoklarının Sürdürülebilirliği Üzerine

İlk yayın tarihi: 13.09.11 / Düzenlenmiş olarak 11.10.2012 de yeniden yayınlanmıştır. Bu yazı ülkemizde pelajik balık stoklarının idaresinde karşılaşılan sorunlara değişik bakış açıları getirmek ve fikir vermek amacıyla hazırlanmıştır. Mevcut sorunlara daha uygun alternatif çözüm yolları ve burada ifade edilenlerden başka fikirler mutlaka olacaktır. Son yıllarda lüferle simgeleşen balığımıza sahip çıkma gayretleri sadece amatör balıkçıların yada kıyı balıkçılarının değil başta endüstriyel balıkçılarımız olmak üzere tüm halkımızın yararına talepleri içermektedir. Bu kampanyalara dikkatle bakılacak olursa; hiç kimse olaya, "balığı sen avlama ben avlayayım gözüyle" bakmamaktadır. Taleplerin temel amacı; "balığı koruyalım, çoğalsın, hepimiz daha çok ve daha uzun süre yararlanalım" yönündedir. İşte bu nedenle her balıkçı grubunu bu kampanyaların bir parçası yapmak gerekiyor. Bunu sağlamak için; altı dolu, bilimsel dayanaklar ve geleceğe yönelik planlar onla...

Balıkçılıkta Yeni Düzenlemeler ve Gerekli İlave Tedbirler

Yeniliğe Neden İhtiyaç Vardır Balıkçılıkta kötüye gidişin durdurulması için bir reform ihtiyacı üzerinde herkes hemfikirdir. Genelde avlanan hamsi, çaça, istavrit, sardalya, çinekop ve palamut miktarına bakarak durumun o kadar da kötü olmadığını düşünenler olacaktır. Oysa bu sayılan balık türleri kısa ömürlü olduğu için son gidecekler listesinde yer alır. Onları da kaybettikten sonra geriye elimizde denizanalarından başka bir şey kalmaz. Aslına bakılırsa bugün 1980-1990 döneminde erişilen 650 bin tonluk deniz balıkları av miktarının yarısına bile ulaşılamamakta ve toplam av içerisinde demersal (dip) ve semipelajik (ortasu) su ürünleri oranı giderek düşmektedir. Uskumru, İri istavrit ve orkinozun Karadeniz ve Marmara'dan yok oluş süreci, diğer balıkların azalması ya da tükenmesi veya avlanan balıkların giderek boylarının küçülmesi başta palamut ve lüfer olmak üzere diğer balıkları kaybedeceğimiz günlerin çok uzak olmadığını bize göstermektedir. Tüm bu sıkıntıya rağmen yakalana...