Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Nisan, 2012 tarihine ait yayınlar gösteriliyor
GELBALDER Türkiye balıkçılığının içine girdiği krizin giderek derinleşmekte olmasına rağmen, krizin nedenleri konusunda bir görüş birliği sağlanamadığı için olası çözümleri konusunda da yeterli ve ciddi adımlar ne yazık ki atılamamaktadır. Tarihi daha eskilere dayanmasına rağmen 2000’li yılların başından bu yana geçen her yıl bir öncesinden daha kötü geçen av sezonları, küçük bir endüstriyel avcı azınlığı dışında avcı filolarının içine girdiği ekonomik dar boğaz gelmekte olan felaketin en büyük habercisidir. Geleneksel kıyılarımız tahrip olmuş, en değerli ticari stoklarımız belki de geri kazanılmaz bir noktaya gelmiştir. Türk balıkçılığı yaklaşık 10 yıldır 3-5 pelajik stok üzerinden varlığını devam ettirmeye çalışmakta mevcut durumun yarattığı baskılar nedeni ile bu son stoklar da yok olma tehlikesi ile karşı karşıyadır.   İçinde bulunduğumuz bu durum sadece balık stoklarını yok etmekle kalmamakta, stoklar ve deniz tabanında baskı yaratmayan geleneksel balıkçılığı ve sosyoekon...
Sezon değerlendirmesi Bir endüstriyel av sezonu daha arkamızda kaldı, balık avlamak için çaba harcamak yerine “balıkları ve denizleri korumak için verilen mücadele” ile geçen bir av sezonu. Sezonun avcılık kısmı herkesin malumu, çok fazla ayrıntıya girmenin bilinenleri tekrarlamanın her halde çok anlamı yok. Türk balıkçılı son 10 yıldır Hamsi, İstavrit, Sardalye vb. gibi kısa ömürlü nispeten aldığı yaraları çabuk sarabilen stoklar üzerinden varlığını devam ettirmeye çalışıyor. Lüfer nereyse hiç olmadı, Palamut olacakmış gibi yapıp kısa zamanda ortadan kayboldu. Uskumruyu, Kolyozu Marmara’da çoktan unuttuk, Tekir bu sene trolcülerin yüzünü güldürmediği gibi küçük balıkçıya da göstermedi yüzünü, Mezgitte öyle, Kalkan av yasağı başlamak üzere ama geçen seneki avın 1 çeyreği bile yapılmadı henüz. Velhasıl avcılık açısından biraz daha kötüye giden bir yıl oldu. Endüstriyellerin umutları ise seneye kaldı, ne de olsa insan nefes aldıkça umut bitmezmiş. Rahmetli reisimde öyle demez miydi za...
Balık Posteri
  Balıkçılığın yönetiminde uygulanan diğer bir strateji de stoklara ve özellikle ekosistemin diğer elemanlarına zarar veren av araç ve gereçlerinin yasaklanmasıdır. Örneğin AB’ye üye ülkelerde kıyı sürütme ağları, yüzer ağlar gibi ekosisteme zarar verdiği bilinen av gereçlerin kullanımı tamamen yasaktır. Trol ve gırgır gibi av araç gereçlerinin kullanımına da önemli sınırlamalar getirilmiştir. Genel eğilim, yakın kıyıda av miktarı ve üretkenliğinin sınırlı, fakat elde edilen ürünün pazar değerinin yüksek olduğu alanlarda endüstriyel balıkçılık sınırlanırken, geleneksel küçük ölçekli avcılık desteklenmekte ve özel koruma alanlarının oluşturulması ön plana çıkartılmaktadır.
Lüfer Koruma Timi'nin 2011-2012 Balık Sezonu Değerlendirmesi 13 Nisan 2012 Cuma, 13:15 · tarihinde Slow Food Türkiye / Fikir Sahibi Damaklar tarafından eklendi Biz, Fikir Sahibi Damaklar, Slow Food'un İstanbul'da yapılanan bir birliği olarak, ortak kaynağımız olarak gördüğümüz İstanbul Boğazı ve onun doğal parçası Karadeniz ve Marmara Denizi'ne dair bir hassasiyet ifade etmeye başlayalı, tasalarımızı dillendirmeye ve çözüm aramaya başlayalı henüz iki yıl oldu. Sadece bizim değil, tüm dünyanın denizlerinin, sucul kaynaklarının kriz yıllarına denk gelmesi sebebiyle, parçası olduğumuz bu sürecin önemli olduğuna inanıyor ve 2011-2012 yılı balık avı sezonuna dair değerlendirmemizi ilginize sunuyoruz: Henüz balıkçılığımızı, göllerimizi, akarsularımızı ve denizlerimizi bir politika çerçevesinde yönetecek tek bir bakanlık kurulmamış olmakla birlikte, Haziran ayında kurulan Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü, 2011-2012 balık avı sezonunun kana...
                                                          Balıkçılık ve denizler için yol ayırımındayız! 2012 yılı için balıkçılık sezonu 15 Nisan Pazar günü kapanıyor. Greenpeace, denizlerimizdeki balık türlerimizin devamlılığı için av yasağına uyulmasını ve denetimlerin artmasını talep ediyor. 14 Nisan 2012, İstanbul – Her yıl olduğu gibi endüstriyel balıkçılık için avlanma yasağı bu yıl da 15 Nisan Pazar günü başlıyor. Greenpeace, yasal olarak 1 Eylül 2012 tarihine dek sürecek olan bu dönemde yasağa uyulmasının ve denetimlerin daha da artırılmasının üreme dönemindeki pek çok balık türünün devamlılığı için önemini hatırlatıyor. Ayrıca bu dönemin balıkçılık yönetiminde yapılması gereke...
Gırgır avlanma derinliği üzerine. Gırgır avlanma derinliği üzerine yapılan tartışmalar sadece “bir hakça paylaşım” tartışması değildir. Bu tartışma “sürdürülebilir balıkçılık ve canlı kaynakların korunması” tartışmalarının mihenk taşlarından biridir” Elbette ki bu tartışmanın sınırlandırmadan yana katılımcılarının bir bölümü konuya sadece bir paylaşım sorunu nedeni ile katılıyor. Ama bizim ülkemiz de bu konuyu balıkçılık tartışmalarının tepelerine taşıyanların önemli bir bölümü sadece bir paylaşım nedeni ile yapmıyorlar bu tartışmayı. Bu nedenle de bu tartışmanın artık uzun sayılabilecek süreci içinde dönem dönem yapılan çubuk bükmeler kapılmadan tartışmak gerekir. Ben cevap vermeye başlamadan önce bir noktaya dikkat çekmek istiyorum, biz bu konuyu yaklaşık 4 yıldır tartışmakta ve bir talep olarak gündem de tutmaktayız. Bu sürecin son 2 yılı ise tartışmanın da mücadelenin de en sert ve en yoğun olduğu dönemdir. Bütün bu dönemler boyunca, bize karşı sürülen fikirlerin en tartışmaya değe...
Filo yönetimi ve Filo küçültme. Uzun zamandır balıkçılık camiasında dile getirilen avcı filomuzun aşırı büyüklüğü ve küçültülmesi gerektiği tartışmaları hepimizin malumudur. Genel bir mantıkla avcı filosunun sayısal büyüklüğü ve balık stoklarının bu filonun verimli avcılığına yetmediği ve bu nedenle de stok üzerinde aşırı av baskısına sebep olduğuna dayanan bir görüştür . Filoda bir küçülme sağlarsak düz mantık ile daha az balık tutulacağı varsayımına dayanır. Bürokratında balıkçıya kadar geniş bir kesim tarafından da kabul gören bir görüş olduğu yadsınamaz. İlk bakışta doğru gibi düşünülen bu çözüm gerçekten de balık stokları üzerinde av baskısını hafifletmeye yarar mı?   Bu sorunun cevabı ne yazık ki hayırdır. Bizim ihtiyacımız olan aşırı av baskısını düşürmek için Filo Yönetimi ve planlamasıdır. Ancak böyle bir planın hayata geçmesi ve işlemesi ile birlikte söz konusu küçülmenin hedefleri, içeriği ve miktarı belirlenebilir. Bir filo yönetim planı olmadan sadece tekne sa...