Ana içeriğe atla

Kayıtlar

2015 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Durduğun yeri bilmek

Doğa bilimcilerinin söylemlerinin doğa kanunları ile birebir örtüşmesi tek seçenekleridir. Zaten bilim, herhangi bir biçimde düzenlenmiş doğru bilgiler bütünü değil midir? Bilimci ise gerçekleri ve doğruları ortaya koyan, gerçek ve doğrulardan sapmayan ve taviz vermeyen kişilikte olması gerekmez mi? Bilimci, olgu ve olayları bilimsel düzlemde inceleyip analiz eden, değerlendiren kişi olarak tanımlanmaz mı? Bilimcinin mantıklı olması, kendisini her türlü çelişkiden uzak tutması ve kendi içerisinde de tutarlı olması gerekmez mi ?   Bu yüzeysel tanımlamayla bile örtüşmeyen kişiler hangi ekolden gelirlerse gelsinler veya hangi akademik kuruluşun mensubu olurlarsa olsunlar konularının bilimcisi olarak yorumlanamazlar. Daha açık bir ifade ile bir akademisyen bilimci tanımlaması için öngörülen hasletlerin herhangi birinden yoksun ise zaten bilimci olarak tanımlanamaz. Çünkü bilimci doğruyu arayan, evrensel düşünen ve doğaya karşı mutlak sorumluluğu olan kişidir. Öz olarak bilimci...

Amatör balıkçılık esnafları ve bir yarışma

Balıkçılık bir gurup insan için bir meslek büyük bir kitleyi oluşturan amatör yada sportif balıkçılar içinse bir hobi. Hobi derken küçümsediğimi zannetmeyin, derin ve büyük bir aşktan beslenen bir yaşam tarzı. İnsanların nefes aldığı, suya onun yaşamına dokunduğu zengin ve derin bir yapı. Takip edenler bilir. Çok kelam etmem amatör arkadaşlar hakkında. Sürdürülebilir balıkçılık mücadelesinin en önemli paydaşlarından biri olarak görmeme rağmen örgütlenmeleri ve mücadeleye katılmaları konusunda dışarıdan (profesyonel balıkçılık alanından) müdahaleleri doğru da bulmam.  Kendi süreçlerinin kendi yapılarını, faaliyet tarzlarını ve pozitif oluşturacağına inanırım. Nitekim bu düşüncemde çokta yanılmadığımı ASOF ve oluşturan derneklerde ne kadar haklı olduğumu gördük. Neler yaptıklarını nasıl yaptıklarını ve ne zorluklarla yaptıklarınatanık oluyor ve gurur duyuyoruz. Belki başka derneklerde vardır ve ben bilmiyorumdur eğer varsa onları da alkışlar takip listemize alırız. Eğer v...

Helalleşme zamanı

Resmi otorite ile Orkinos avlanma ruhsatına sahip Gırgır avcıları çevresinde başlayan polemikler yavaş yavaş yayılmaya başladı. Henüz ortada kesin sınırla belirlenmiş net bir bilgi yok. Bildiğimiz tek şey ICCAT’ın Akdenizde avlanan Orkinos kotasında ciddi bir artışa gittiği ve kademeli olarak bu artışın 2017 yılına kadar süreceği. Her yıl için gerçekleşen %20 olarak gerçekleşecek artışların sonucunda 2017 de ülke kotamızın 1050 ton olacağı söyleniyor. Buna ek olarak ortada dolaşan bir 500 tonluk ekstra kota artışı söylentisi var ki aslı astarı nedir henüz öğrenemedik. Bu nedenle konuyu resmi olan yanından tartışmakta fayda var. Tartışmaya başlamadan da hafıza tazelemekte aslında neyi tartıştığımızı hatırlamakta da fayda var. Neyi tartışıyoruz Bir çok insan unutsa da siyah beyaz fotoğraflarda saklı zengin bir tarihsel mirası tartışıyoruz. Avcılığının tarihi ülkemizde motorsuz kürekli teknelerin zamanına kadar dayanan, Marmara daha çok olta ve parakete ile avlanan ama sı...

Quo Vadis Defne

Haksızlığa sapıp bütün insanların seni izlemeleri yerine, adaletli davranıp tek başına kalmak daha iyidir. Mahatma Gandhi Yıl başından bu yana tuhaf ama tuhaf olduğu kadar da çirkin, haksız ve adaletsiz bir çatışmanın içinde bulduk kendimizi. Yalanların, iftiraların, itibar cinayetlerinin ve inanılmaz bir ahlaksızla sürdürülen bir saldırının muhatabı olduk. Böyle tarif etmemin sebebi bu kirli savaşın hedefi artık sadece kişiler değil. Geçmişte kişiler düzeyinde süren bu saldırı yılbaşından bu yana balıkçı örgütlerine ve sonunda da ismen GELBALDER’e yönelmiştir. Girizgahın hemen altında Defne Koryürek’in “balıkçı forumda” şahsen ismime ve 3 yaşını daha tamamlamamış olan derneğimize karşı söylediklerini okuyacaksınız. Satır satır tüm yalanlarını cevaplayacak ve ispat edeceğim. Önce bu noktaya gelmemize dair birkaç kelam etmek istiyorum. Defne’nin vahim bir sorunu var. Kendisine yapılan eleştirileri karalama kendisinin yaptığı karalamaları ise eleştiri kapsamında değer...

ICCAT’tan abim geldi

Kara delik, astrofizikte, çekim alanı her türlü maddesel oluşumun ve ışınımın kendisinden kaçmasına izin vermeyecek derecede güçlü olan, kütlesi büyük bir kozmik cisimdir. Kara delik, uzayda belirli nicelikteki maddenin bir noktaya toplanması ile meydana gelen bir nesnedir de denilebilir. Bu tür nesneler ışık yaymadıklarından kara olarak nitelenirler. Kara deliklerin, "tekillik"leri dolayısıyla, üç boyutlu olmadıkları, sıfır hacimli oldukları kabul edilir. Biliyorum ne alakası var balıkçılığın astrofizik ile diyeceksiniz. Çok alakası var, anlatacağım zaten ama önce doğruluğuna emin olsak bile resmen doğrulanmamış bir bilgiyi paylaşayım. Türkiye Japonya’ya ihraç kotasına ek olarak iç pazarda tüketilmek garantisi ile ek 500 tonluk bir kota aldı. Bu bilgi kesin bir bilgi. Bu ek 500 tonluk balığı kimin avlayacağı, nasıl avlanacağı, nereye ve nasıl pazarlanacağı henüz meçhul. Önümüzdeki günlerde bir yönetmelik çıkacağı ve bu konuların açığa çıkacağı ikinci şahısl...

Yapılan ayıp için küçük ama Defne KORYÜREK için büyük bir adım

Yazının başlığı ile içeriği arasından “küçük ama makul” bir çelişki olacak ama olsun. Sürdürülebilir balıkçılık için verilen mücadelenin yorgunlukları, stres ve öfkeleri içindeki insanları ( arkadaşlarımızı ) biraz gülümsetmek istedim. Henüz yaptığı haksızlık ve ayıp konusunda en küçük bir özür dileme girişimi yok ortada. Koryürek 11 Ocak tarihli Taraf gazetesinde “Boğaz’ı aşan …” başlığı ile bir yazı kaleme almış. Yazısında yasadışı avcılıkla mücadele konusunda görüşlerini paylaşıyor. Esasen görüşleri dediği de sağdan soldan edindiği yanlış yada eksik bilgiler ve kendisine anlatılanlardan anladıklarından ibaret. Adalar bölgesindeki bu pervasız yaşadışılık konusunda günlerdir yazılanları da eksiksiz bir şekilde okuduğu anlaşılıyor. Yazının içinden aktaracağım iki paragraf bu yazının esas amacını ve hatta hedefini kolayca açığa çıkarıyor. Bu yazının Adalar bölgesindeki yasa dışı avcılıkla bir ilgisi yok. Bu yazı Kalender ordu evi önünde yapılan balıkçılığa karşı kampanya ya...

Bu bir dilekçe metni değil.

Bir durum bildirme yazısıdır bu, ne düşündüğümü, ne hissettiğimi ve size nasıl baktığımı paylaşmak istiyorum. Eğer benden başka aynı duygu ve düşüncelere sahip olan var ise onları da bu paylaşıma davet ediyorum. Konu elbette balıkçılık ve hiç şüphesiz yasa dışı balıkçılık ama daha da kötüsü yasayla, Tarım İl Müdürlüğü ile Büyükdere Sahil Güvenlik Gurup Komutanlığı ve Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü ile alay edercesine yapılan bir yasadışı balıkçılık. Sizlerinde bildiği gibi (sahi biliyorsunuz değil mi ) Adalar bölgesi 2012 yılından beri “ Gırgır ve çevirme ağları ile avcılığa kapalı” o günden bu yana da her kış makul sınırları zorlasa da adların ırak saklı köşelerinde yasa dışı avcılık devam etti. Yakalandıkları olsa da çoğu zaman yakalanmamayı becerdiler. Ama bu Ocak ayına gelene kadar hep gizli saklı iki ara bir derede yaptılar bunu. Alenen olan bir konu değil, gizli saklı yapılan bir kabahatti. Ne olduysa nasıl olduysa bu durum aniden değişti aylardır boğ...