Ana içeriğe atla

Tuzla balık çıkış noktası ve üzücü gelişmeler.

 Biliyorum memleket cayır cayır yanarken başka gündemlere başımızı çevirmek zor. Lakin bir başka yangın bizim mahallede başladı. Tuzla balıkçı barınağının mendirek dışındaki balık çıkışı için kullanılan rıhtım Tuzla belediyesi tarafından kooperatifin elinden alınarak VİAPORT marinana ya verilmek isteniyor. Aslında söz konusu rıhtım daha önceden marina tarafından kısmen işgal edilmişti. Kalan kısmından ise hem Tuzla balıkçıları hem de İstanbul'un değişik yerlerinden gelen balıkçılar tarafından balık çıkış ve ağ tamir alanı olarak kullanılıyordu.

Son bir kaç yıldır Tuzla kooperatifine bu rıhtım nedeni ile her türden baskıyı uygulayan belediye son bir kaç aydır baskıların şiddetini arttırdı. En sonunda Tuzla Liman idaresine yaptığı başvuru ile rıhtımdaki bağlı teknelere "3 gün içinde rıhtımın boşaltılması" gerektiğini bildiren bir tutanak tutturdu. Gırgır av sezonunun başlamasına 1 aydan daha az bir sürenin kaldığı şu günlerde Tuzlalı balıkçılar, İstanbul Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ve balıkçılık yönetiminden sorumlu otorite olan BSGM büyük bir problem ile karşı karşıya kaldı.

Balıkçılık yönetiminde avcılığı düzenleyen mevzuat kadar önemli olan (ve zaten yetersiz olan) balık çıkış noktalarının bölgedeki en önemli alt yapısı kooperatifin dolayısı ile de Genel Müdürlüğün elinden alınıyor. 

Özetle İstanbul'un Marmara kıyısındaki en önemli 4 balık çıkış yerinden birisi elden gidiyor.

Peki bu noktaya nasıl gelindi?

Tuzla marinanın inşaat projesi öncesinde Tarım İl Müdürlüğü ile yapılan protokolde balıkçı barınağının tüm alt yapısı ile yapılarak bakanlığa teslimi şartı ile projeye onay verildi ve proje başladı. Söz konusu alt yapı tekne bağlama alanları, barınak alt yapısı, çekek alanı, ortak kullanımlı otopark, Tarım İl Müdürlüğü idari binası için kullanılacak port ofis ve balıkçıların sosyal alanlarında oluşmaktaydı. 

Belediye daha teslim aşamasında 11 metre genişliğindeki bir alanı (çekek yerinin uzunluğunu hatırlamıyorum) marima sınırlarına katarak protokolün şartlarına uymayacağını belli etti.

Hemen akabinde de şu an tartışma konusu olan rıhtıma mega yat bağlayarak ikinci ihlali yaptı. O dönem iyi niyetli bir yaklaşımla kooperatif rıhtıma yat bağlanmasına sessiz kaldı ve rıhtım hem marina hem de kooperatif tarafından ortak kullanılmaya başlandı. 

Belediye 4-5 yıl sonra aniden bu rıhtımı kooperatifin elinden almak için kelimenin gerçek anlamı ile bir saldırı dalgası başlattı. 

Mesela hem proje hem de yönetmelik gereği barınakta bulunması zorunlu olan barınak ana giriş kapısını söktü.

Kooperatifin "ön soğutma" için kullandığı buz üreten makinasını mühürledi.

İstikrarlı bir zabıta baskısı uygulayarak kooperatifi rıhtımı boşaltmaya zorladı.

Ve son olarak da direk balıkçıları hedef alarak Tuzla Liman idaresine (ilişikte göreceğiniz) "benim Mega Yat rıhtımım işgal altındadır boşaltılmasını talep ediyorum" diyerek rıhtımda bağlı balıkçılara tutanak tutturdu.

Belediyenin haksız ve hukuksuz tutumunu açığa çıkaran en büyük delil ise tam da bu tutanaktır. Daha önce burası Sahil Güvenlik proje alanıdır diyerek boşaltılmasını istediği rıhtım Liman idaresine yaptığı başvuruda Mega Yat rıhtımı olarak tanımlanmıştır.

Be her ikisinin de imajını yazının sonuna ekliyorum. Liman idaresinin tutanağı da dünkü tarihi taşımaktadır. Tabelada SG proje alanı yazacaksın limana yat rıhtımım diye müracaat edeceksin.

Sayın Tuzla belediyesi yetkilileri sormazlar mı adama hangisi doğru diye. Her ikisi birden doğru olamayacağına göre birisi yanlış (yalan demeye dilim varmıyor) değilmi. 

Belediye para harcayarak yaptırdığı tabela ile halka yanlış bilgi vermiş olmuyor mu?

Ve ayrıca orası SG proje alanı ise (belediye logolu sizin tabelanız yazıyor) oraya neden benim Mega Yat bağlama rıhtımım diyerek (tutanakta öyle yazıyor) balıkçılara tutanak tutturuyorsunuz.

Sayın Belediye başkanı sizinle daha önce Tuzla ve balıkçılık kültürünün korunmasının önemi üzerine yüz yüze görüşmüştük. Ve yine hafızam beni yanıltmıyorsa siz de bu kültürün korunmasını önemli buluyordunuz. 

Peki ne oldu da düşüncelerinizden vaz geçtiniz.

Siz sadece Tuzla balıkçılarına zarar vermiyorsunuz. Balık çıkış noktasını kooperatifin elinden alarak bakanlığa ve il müdürlüğüne de zarar veriyorsunuz. 

Değer mi?

Ve siz İstanbul Tarım İl Müdürlüğü. Barınak alt yapısını mevcut hali ile eksik olarak devralmak istediğiniz söyleniyor.

Çekek alanındaki işgale ve balık çıkış noktasına el konmasına sessiz kalarak mı devralacaksınız barınağı.

Ve siz BSGM gerçekten ne yapacaksınız?

Giden sadece bir rıhtım ve balık çıkış noktası değildir.

Giden 10 yıllık mücadele içinde ortak ürettiğimiz paydaşlık hukuk ve güvendir.



Tuzla liman tutanağı. Açık bir şekilde rıhtımım Mega Yat rıhtımı olduğu yazıyor.



Söz konusu rıhtımın girişine belediye tarafından konan tabela. Burada da açık bir şekilde SG proje alanı yazıyor.





Yorumlar

  1. Tarım İl Müdürlüğü, bu konuda ses çıkarmaz ya da ses çıkaramaz ise, durum buralara kadar gelir.

    Varlığını yaşadığı tarım topraklarına ve balıkçılığa borçlu olan Tuzla halkı elindeki varlıklara sahip çıkmadan bu kadar kolay elden çıkarırsa konu buraya kadar gelir.

    Tuzla'da doğup, büyümüş insanlar azınlıkta kalırsa konu buraya kadar gelir.

    Balıkçılar örgütlemezse, konu daha da zor hale gelir. Mücadelenizde başarılar.


    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Darıca'da neler oluyor?

  Yolu kapatan belediye aracı. AB ülkelerinde belediyeler, küçük ölçekli balıkçılığı desteklemek amacıyla; küçük balıkçı barınakları, iskeleler, çekek alanları ve kıyı koruma yapıları gibi temel altyapıları kurmakta ve geliştirmektedir. Bu yatırımlar, Avrupa Birliği fonları (EMFAF) ile desteklenmekte ve yerel yönetimler tarafından etkin şekilde uygulanmaktadır. Küçük ölçekli balıkçılığın korunmasına ilişkin uluslararası anlaşmalar ve son 15 yılda artan farkındalık çalışmalarına karşın, sahadaki koşulların iyileşmek yerine daha da kötüleştiği açıkça görülmektedir. Yerel esnafı, üreticiyi, küçük işletmeleri ve kooperatifleri desteklemek; aynı zamanda yerel kültürel mirası korumak belediyelerin temel ve yasal görevleri arasında olmasına rağmen, bu sorumlulukların bazı yerlerde açıkça ihlal edildiği görülmektedir. DARICA’DA KABUL EDİLEMEZ UYGULAMALAR Darıca’da, barınak projesi olarak başlatılan ancak projede belirtilen alan yerine farklı bir bölgede inşa edilen tekne parkının mend...

Adalar bölgesi için acil eylem çağrısı

Küçük ölçekli geleneksel balıkçılığın korunması konusunda onca kelam neredeyse yönetiminden akademisyenine sivil toplum örgütlerinden balıkçı örgütlerine kadar kelam etmeyen yok gibi. Lakin bu konuda "kalıcı ve gerçekçi" adımlar atılamıyor. Sanki önümüzde çözülmesi çok zor bir astrofizik problemi var ve biz bunu çözecek bilgi ve yeteneğe sahip değilmişiz gibi bir görüntü ile karşı karşıyayız.  Gerçekten böylemi? Gerçekten bu problemi çözecek bilgi ve beceriye sahip değil miyiz? Bu tartışmaları takip eden tüm taraflar bilir ki aslında ne önümüzde çözümü zor bir problem var karşımızda ne de yönetiminden akademisyenine kadar tartışmaların da çözümün de tarafı olanlar bilgisiz ve yeteneksiz kadrolardan oluşuyor. Bu konuda ki en büyük sorunumuz atılması gereken adımlarda cesaret eksikliği ve küçük ölçekli geleneksel balıkçıların son yıllarda içine düştüğü atalettir. Aya kalkmak ve mücadele etmek zorundayız. Kırmadan dökmeden onca yıldır sergilediğimiz yapıcı tutumu terk etmeden am...

Hassas habitatları koruma ve adalar Gırgır avına kapalı saha üzerine!

  İstanbul Gırgır avcıları ara tebliğ döneminin yaklaşması ile birlikte yeniden hareketlendi. Ana başlıkları ise Gırgır avcılığına kapalı alanın tekrar avcılığa açılması. Başka talepleri de var. İstavrit balığı avlanma boyunun 11 santime düşürülmesi bunlardan birisi. Yayın organlarının bu sayısı ile birlikte merkezi ve siyasal ilişkileri üzerindeki lobi faaliyetlerini açık bir kampanyaya dönüştürdüler. İstanbul Gırgır avcılarının açılmasını istediği alan Kampanyayı iki slogan üzerine oturtmuşlar; Bu yasak bir işe yaramıyor. Bize yasaksa herkese yasak olsun. İki sloganda gerçeği yansıtmıyor ve samimiyetsiz. Yasağın işe yarayıp yaramadığını adalar çevresindeki dip hayatının iyileşip iyileşmediğine bakarak anlayabiliriz. Ama arkadaşlar temel av hedefleri olan pelajik balıklar üzerinden baktıkları için rahatlıkla gerçek olmayan iddialarda bulunuyorlar. Bu yazıda sahadaki dip balıklarının artışına ve tür çoğalmasına dair bilgiler ve görseller bulacaksınız. Yazının sonunda ...