Ana içeriğe atla

Palamut ’tan sonrası tufan!

 



Palamut ’tan sonrası tufan!

Şimdi hızla karar verme zamanı.

UZATMA AĞLARI İLE PALAMUT AVCILIĞI 15 AĞUSTOS TARİHİNDE BAŞLAMALIDIR.

“2022 Dünya Küçük Ölçekli Balıkçılık ve Aile Yetiştiriciliği” yılında aşağıda sayacağım nedenlerle yok oluşun eşiğinde olan küçük balıkçıya yaşam desteği verecekmiyiz yoksa “Allah’tan ümit kesilmez diyerek kaderine mi terk edeceğiz.

Küçük Ölçekli balıkçılık kıyı ekosisteminde ki çöküş, büyük ölçekli avcılık karşısında ki rekabet güçlüğü ve yasadışı avcılık karşısındaki çaresizliği nedeni ile zaten günden güne küçülmekte ve bir yok oluşa doğru gitmektedir. Bakanlığımız bu yok oluşu engellemek için Malta’da Uluslararası bir anlaşma imzalamış ama ne yazık ki küçük balıkçılığın korunabilmesi konusunda (iyi niyetli çabalara rağmen) gözle görülür bir ilerleme sağlanamamıştır.

Bu genel olumsuz tabloya son 3 senedir küresel ölçekte yaşanan pandemi ve buna bağlı olarak tedarik zincirindeki kopuş eklenmiş pandeminin ilk 2 senesi (Özellikle İstanbul balıkçısı) kelimenin gerçek anlamı ile amansız zorluklar ile geçmiştir. Ardından gelen Marmara’daki Müsilaj felaketi sadece Marmara balıkçısını değil tüketicinin balıktan uzaklaşması sebebi ile tüm batı Karadeniz balıkçısını olumsuz etkilemiştir.

Bu sene ise mazot fiyatının ani sıçrayışı ile bir çok teknenin palamarını çözüp denize çıkamaması durumu söz konusudur.

Küçük Ölçekli Balıkçı için genel durum hiçbir abartı olamadan tarif ettiğim gibidir. Ve inanın sadece en vahim meseleleri saymakla yetindim. Detaylara biraz daha dikkat edildiğinde saydıklarımın dışında hala bir çok problem olduğunu görebilirsiniz.

Gelelim yazının başlığını neden böyle attığıma.

Marmara’nın doğu müsilajdan beri hayata dönmüş durumda değil. Çok ince bir Hamsi, Az miktarda İstavrit (yasal limitlerin çok altında) ve çok miktarlarda Kolyoz balığı dışında bir şey yok demek abartılı olmaz. Batısı ise doğusundan sadece biraz daha iyi durumda. Karadeniz’in değişik bölgelerinde durum hemen hemen aynı. Yani Kasım ayında sonra küçük balıkçının balık tutup tutamayacağı belli değil. Daha da kötüsü yakıt deposunu doldurup dolduramayacağının belli olmamasıdır.

Bu nedenle şimdi hızla atılacak destek adımının hayata tutunulması doğrultusunda işe yarayacağı kesindir.

Palamut avcılığının 15 Ağustos tarihi itibarı ile uzatmaya açılmasının sürdürülebilir balıkçılık yönetimi açısından hiçbir engeli yoktur. Küçük balıkçının Palamut uzatmalarının göz açıklıkları sırası ile 36, 38, 40, 42 ve 44 milimetredir. Yani en kör ağ olan 36mm ile tutulacak balık bile yasal limitin epeyce üzerinde olacaktır.

Üstelik bu balık yıllardır Ağustos ayı boyunca yasak dönemde bilinçsiz amatörler ve adı amatör olup aslında korsan/ticari avcılık yapan balıkçılar tarafından da tutulmakta sahillerde vatandaşa ve yine deniz kenarlarında bulunan restoranlara satılmaktadır.

Arık bunu düzeltmenin zamanı gelmiştir.

Palamut avcılığını 15 Ağustos tarihinde çapariye serbest bırakmanın gerekçesi Gırgır ve Trol av sezonunun öncesinde biraz olsun nefes almasını sağlamaktı.

Şimdi tüm Karadeniz’de sayısı 500 ile 1000 arasında değişen uzatma avcısı içinde bu düzeltmeyi yapmak gerekir. Tüm Karadeniz’de uzatma ile avcılıktaki av miktarının toplamı 2-3 Gırgır motorunun 2-3 günlük av miktarını geçmez/geçemez.

Bu sene 15 Ağustosta Palamut uzatmacılığını acil serbest bırakalım.

Bunun yetinmeyelim ve tüm tebliğlerde bu iyileştirmeyi sağlayalım.

2022 yılını ülkemizde bir başlangıç yılı yapalım.

 


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Darıca'da neler oluyor?

  Yolu kapatan belediye aracı. AB ülkelerinde belediyeler, küçük ölçekli balıkçılığı desteklemek amacıyla; küçük balıkçı barınakları, iskeleler, çekek alanları ve kıyı koruma yapıları gibi temel altyapıları kurmakta ve geliştirmektedir. Bu yatırımlar, Avrupa Birliği fonları (EMFAF) ile desteklenmekte ve yerel yönetimler tarafından etkin şekilde uygulanmaktadır. Küçük ölçekli balıkçılığın korunmasına ilişkin uluslararası anlaşmalar ve son 15 yılda artan farkındalık çalışmalarına karşın, sahadaki koşulların iyileşmek yerine daha da kötüleştiği açıkça görülmektedir. Yerel esnafı, üreticiyi, küçük işletmeleri ve kooperatifleri desteklemek; aynı zamanda yerel kültürel mirası korumak belediyelerin temel ve yasal görevleri arasında olmasına rağmen, bu sorumlulukların bazı yerlerde açıkça ihlal edildiği görülmektedir. DARICA’DA KABUL EDİLEMEZ UYGULAMALAR Darıca’da, barınak projesi olarak başlatılan ancak projede belirtilen alan yerine farklı bir bölgede inşa edilen tekne parkının mend...

Adalar bölgesi için acil eylem çağrısı

Küçük ölçekli geleneksel balıkçılığın korunması konusunda onca kelam neredeyse yönetiminden akademisyenine sivil toplum örgütlerinden balıkçı örgütlerine kadar kelam etmeyen yok gibi. Lakin bu konuda "kalıcı ve gerçekçi" adımlar atılamıyor. Sanki önümüzde çözülmesi çok zor bir astrofizik problemi var ve biz bunu çözecek bilgi ve yeteneğe sahip değilmişiz gibi bir görüntü ile karşı karşıyayız.  Gerçekten böylemi? Gerçekten bu problemi çözecek bilgi ve beceriye sahip değil miyiz? Bu tartışmaları takip eden tüm taraflar bilir ki aslında ne önümüzde çözümü zor bir problem var karşımızda ne de yönetiminden akademisyenine kadar tartışmaların da çözümün de tarafı olanlar bilgisiz ve yeteneksiz kadrolardan oluşuyor. Bu konuda ki en büyük sorunumuz atılması gereken adımlarda cesaret eksikliği ve küçük ölçekli geleneksel balıkçıların son yıllarda içine düştüğü atalettir. Aya kalkmak ve mücadele etmek zorundayız. Kırmadan dökmeden onca yıldır sergilediğimiz yapıcı tutumu terk etmeden am...

Hassas habitatları koruma ve adalar Gırgır avına kapalı saha üzerine!

  İstanbul Gırgır avcıları ara tebliğ döneminin yaklaşması ile birlikte yeniden hareketlendi. Ana başlıkları ise Gırgır avcılığına kapalı alanın tekrar avcılığa açılması. Başka talepleri de var. İstavrit balığı avlanma boyunun 11 santime düşürülmesi bunlardan birisi. Yayın organlarının bu sayısı ile birlikte merkezi ve siyasal ilişkileri üzerindeki lobi faaliyetlerini açık bir kampanyaya dönüştürdüler. İstanbul Gırgır avcılarının açılmasını istediği alan Kampanyayı iki slogan üzerine oturtmuşlar; Bu yasak bir işe yaramıyor. Bize yasaksa herkese yasak olsun. İki sloganda gerçeği yansıtmıyor ve samimiyetsiz. Yasağın işe yarayıp yaramadığını adalar çevresindeki dip hayatının iyileşip iyileşmediğine bakarak anlayabiliriz. Ama arkadaşlar temel av hedefleri olan pelajik balıklar üzerinden baktıkları için rahatlıkla gerçek olmayan iddialarda bulunuyorlar. Bu yazıda sahadaki dip balıklarının artışına ve tür çoğalmasına dair bilgiler ve görseller bulacaksınız. Yazının sonunda ...