Ana içeriğe atla

Maskeli Balo





Son günler de bizim mahalle yine hareketlenmeye başladı. Aslında gırgır av sezonu bittiğinde bu hareketlilik rutin bir şey. Gırgır avcısı arkadaşlar her sezon sonu ; sezon kötü geçti borçlar ertelensin, yasaklar  kalksın, kota gelsin vb. gibi konularda kulis atmaya lobi yapmaya başlarlar. Bizim camia da sıradanlaşmış bir hadisedir bu. Sorunları ve bu sorunların bazılarında ki haklılıkları şüphesiz doğru ama çözüm konusunda bir avuç ailenin kuyruğuna takılmaktan kurtulamadıkları için gelecek sezonun şikayetleri hiç değişmez. Bu arkadaşlarımız da bu durumu hiç fark etmezler.

Bu yazının konusu gırgırcı arkadaşlar ve onların söylemleri yada talepleri ile ilgili değil. Son günlerde ortaya çıkan yeni bir durumla ilgili. Yeni bir insan türü ortaya çıktı. Son 5 yıldır isimleri ve kimlikleri yıpranmış, camiamızda teşhir olmuş, buna rağmen kendine çok büyük önem atfeden ama bu önemleri konusunda camiadan bekledikleri karşılığı göremeyen kişilerin yüzlerine taktıkları maskelerle yeniden sahne alma girişimleri ile karşı karşıyayız. Yazının başlığında da söylediğim gibi, mahalle kavgasından maskeli baloya geçmiş durumdayız.

Zannedersiniz ki balıkçılık dünyasının “WikiLeaks” belgelerini yayınlıyorlar. Gerçekleri açığa çıkaracağız, kurumların ve kişilerin kimlikleri teşhir edeceğiz, bir konuşursak ortada kimse kalmaz vb. gibi beylik lafları ve miş li muş lu söylemleri ile bir hareketlilik yaratmayı başardılar. Bu hareketliğin yeni olan yanı ise epeyce eğlenceli olması. Bir kişiyle başlayan bu girişime özenen "eski pislikler" yüzlerine maskelerini takarak birer birer bu sahnede rol almaya çıkıyorlar. Görünen o ki bu yeni trend “maskeli’ başka katılımlarla bir müddet daha devam edecek. 

Son 3 yıldır kişilere ve kurumlara attıkları iftiraları, yaptıkları hakaretleri, itibar cinayetlerini bu sefer yüzlerine taktıkları maskelerle tekrar edecekler. İşin ahlaki ve hukuki boyutları ilerleyen günlerde elbette gündeme gelecek. Bu pisliklerden yaptıklarının hesabını soracak ve bedelini de ödeteceğiz. Kafalarını deve kuşu gibi kuma gömenler kıçlarının açıkta olduğunu ve biz orada çakılı plakalardan her birinin kim olduğunu bildiğimizi belli ki görmüyorlar.



Bizim mahallede uzunca bir zamandır devam eden zaman zaman da ciddi bir şekilde sertleşen bir “sürdürülebilir balıkçılık ve hakça paylaşım” mücadelesi var. Bu mücadele çeşitli süreçlerden geçti ve nitelik olarak değişime uğradı. Bu değişime ayak uyduramayan, sızlanma ve şikayet etmeyi mücadele etmek zanneden ve daha da önemlisi bu mücadelenin temel unsurlarını (talepler ve balıkçılar) bir özne değil de nesne olarak gören pislikler bu mücadelenin dışına itildi ve 3. Şahıslar konumuna düştü. Zaman zaman büyük laflar eden küçük kafalı bu insanlar, balıkçılığın içinde bulunduğu durumun sorunları ve sorumluları ile mücadele etmek yerine bu durumdan çıkış için çare arayan,fikir üreten, mücadele eden kişiler ve kurumlarla mücadele etmeyi  seçtiler. 
SURKOOP, İstanbul Birlik, GELBALDER ve isimlerini burada tekrar etmek istemediğim akademisyen ve STK temsilcileri bunların saldırı hedefleri. Her kim bu saydığım ismler yada kurumlarla yan yana gözükürse iftira ve şantajdan nasibini alıyor.
Balıkçılığın içinde bulundu durumun sorumlusu olarak, endüstriyel avcılık, aşirı ve plansız avcılık, mevzuatlar ve balıkçı yönetimini sorumlu tutup ondan sonrada sorunların sebebi olarak işaret ettikleri unsurlara yılışarak onlarla birlikte saf tutarak mevcut durumun değişmesi amacıyla mücadele edenlere saldırmak olsa olsa bizim ülkemize ait bir olgudur. Bu durumu mevcut mantık ve akıl yürütme anlayışımızla izah etmek mümkün değildir. Sözü fazla uzatmaya gerek yok,bu mücadelenin kustuğu pislikler yeniden sahneye dönme bu oyunda rol kapma çabası içindeler.
Kendileri küçük iddiaları büyük bu vatandaşlara bir önerim var madem Türkiye balıkçılığının gerçeklerini açıklamak iddiasındalar kendilerine bazı önerilerde bulunacağım.
Danışma kurulunda 30 metre olarak ilan edilen derinlik yasağının nasıl 24 metreye indiğini, toplantıda gösterilen koruma alanının nasıl traşlanıp yaklaşık %20 küçültüldüğünü, lüfer’deki arızi boy oranının nasıl %15 e çekildiğini açıklayarak başlasınlar.
Mesela Orkinos avcılığında planlanan yeni girişimleri mevcut kota sisteminin tasfiye edilerek Orkinos balığının çiftliklerin malı haline getirilme girişimlerini, bu girişimlerin arkasında ki isimleri ve bu isimlerin neden geçtiğimiz yıl yeni motorlar yapmaya yada satın almaya başladığını açıklasınlar.
Sözde hasımları olan komisyoncuların neden Üretici Birlik üyesi olup İstanbul balık hali üzerine planlarını açıklasınlar.
Hamsi’de kotaya kimlerin neden karşı çıktığını, daha da önemlisi kotanın gelmesine nasıl engel olduklarını açıklasınlar.
Kendilerinin önünde engel olarak gördükleri küçük balıkçıların barınaklarını ellerinden almak için Ulaştırma bakanlığı nezdinde nasıl girişimde bulunduklarını ve yeni su ürünleri kanununa barınak kiralama hakkı koymayı nasıl başardıklarını açıklasınlar.
Ama açıklayamazlar, ağabeylerinden korktukları için değil (artık ağabeyleri de ciddiye almıyor bunları ) bir mok bilmedikleri sadece biliyormuş gibi davranıp şantaj ve içi boş palavra tehditlerle kendilerine yer açmaya çalıştıkları için yapamazlar.

Sizi gidi pislikler sizi …

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Darıca'da neler oluyor?

  Yolu kapatan belediye aracı. AB ülkelerinde belediyeler, küçük ölçekli balıkçılığı desteklemek amacıyla; küçük balıkçı barınakları, iskeleler, çekek alanları ve kıyı koruma yapıları gibi temel altyapıları kurmakta ve geliştirmektedir. Bu yatırımlar, Avrupa Birliği fonları (EMFAF) ile desteklenmekte ve yerel yönetimler tarafından etkin şekilde uygulanmaktadır. Küçük ölçekli balıkçılığın korunmasına ilişkin uluslararası anlaşmalar ve son 15 yılda artan farkındalık çalışmalarına karşın, sahadaki koşulların iyileşmek yerine daha da kötüleştiği açıkça görülmektedir. Yerel esnafı, üreticiyi, küçük işletmeleri ve kooperatifleri desteklemek; aynı zamanda yerel kültürel mirası korumak belediyelerin temel ve yasal görevleri arasında olmasına rağmen, bu sorumlulukların bazı yerlerde açıkça ihlal edildiği görülmektedir. DARICA’DA KABUL EDİLEMEZ UYGULAMALAR Darıca’da, barınak projesi olarak başlatılan ancak projede belirtilen alan yerine farklı bir bölgede inşa edilen tekne parkının mend...

Adalar bölgesi için acil eylem çağrısı

Küçük ölçekli geleneksel balıkçılığın korunması konusunda onca kelam neredeyse yönetiminden akademisyenine sivil toplum örgütlerinden balıkçı örgütlerine kadar kelam etmeyen yok gibi. Lakin bu konuda "kalıcı ve gerçekçi" adımlar atılamıyor. Sanki önümüzde çözülmesi çok zor bir astrofizik problemi var ve biz bunu çözecek bilgi ve yeteneğe sahip değilmişiz gibi bir görüntü ile karşı karşıyayız.  Gerçekten böylemi? Gerçekten bu problemi çözecek bilgi ve beceriye sahip değil miyiz? Bu tartışmaları takip eden tüm taraflar bilir ki aslında ne önümüzde çözümü zor bir problem var karşımızda ne de yönetiminden akademisyenine kadar tartışmaların da çözümün de tarafı olanlar bilgisiz ve yeteneksiz kadrolardan oluşuyor. Bu konuda ki en büyük sorunumuz atılması gereken adımlarda cesaret eksikliği ve küçük ölçekli geleneksel balıkçıların son yıllarda içine düştüğü atalettir. Aya kalkmak ve mücadele etmek zorundayız. Kırmadan dökmeden onca yıldır sergilediğimiz yapıcı tutumu terk etmeden am...

Hassas habitatları koruma ve adalar Gırgır avına kapalı saha üzerine!

  İstanbul Gırgır avcıları ara tebliğ döneminin yaklaşması ile birlikte yeniden hareketlendi. Ana başlıkları ise Gırgır avcılığına kapalı alanın tekrar avcılığa açılması. Başka talepleri de var. İstavrit balığı avlanma boyunun 11 santime düşürülmesi bunlardan birisi. Yayın organlarının bu sayısı ile birlikte merkezi ve siyasal ilişkileri üzerindeki lobi faaliyetlerini açık bir kampanyaya dönüştürdüler. İstanbul Gırgır avcılarının açılmasını istediği alan Kampanyayı iki slogan üzerine oturtmuşlar; Bu yasak bir işe yaramıyor. Bize yasaksa herkese yasak olsun. İki sloganda gerçeği yansıtmıyor ve samimiyetsiz. Yasağın işe yarayıp yaramadığını adalar çevresindeki dip hayatının iyileşip iyileşmediğine bakarak anlayabiliriz. Ama arkadaşlar temel av hedefleri olan pelajik balıklar üzerinden baktıkları için rahatlıkla gerçek olmayan iddialarda bulunuyorlar. Bu yazıda sahadaki dip balıklarının artışına ve tür çoğalmasına dair bilgiler ve görseller bulacaksınız. Yazının sonunda ...