Ana içeriğe atla



Bu bir veda yazısı değildir.


Ölüm yaşamak kelimesinin tamamlayan onu anlamlı kılan yegane olgudur. Hayat belki de bir gün öleceğimiz ya da öleceğimizi bildiğimiz için kıymetlidir. Başka bir deyişle bireysel olarak hayatımızı kıymetli kılan bir gün öleceğimizi bilmemizdir.
Lakin hayatın (hayatımızın) toplumsal açıdan da anlamı ve kıymeti vardır. Bu kıymeti ise içinde yaşadığımız toplum/topluluk için yaptıklarımız, ona kattıklarımız ve ürettiğimiz değerlerdir. Bir bireyi bir topluluk için kıymetli kılan yegane şey o bireyin topluluk için yaptıkları ve yapmaya çalıştıklarıdır.

Celal’i toprağa vereli 2 gün oldu ve ben tüm duygularımda, acımdan ve yoksunluğumdan arınarak yazmaya çalışıyorum. Ne kadar üzgün olduğumu, ne kadar yoksun olduğumu yada daha şimdiden ne kadar özlediğimi anlatmak değil derdim. Bütün bunlar içimde yaşadığım sadece bana ait şeyler. Benim amacım bir kez daha balıkçı ortakları, resmi balıkçılık otoritesi, sivil toplum paydaşları ve yoldaşları için Celal’den bize kalan mirası ve onun gidişi ile başta kooperatif ortakları olmak üzere 

Celal’siz bir dönemim sorumluluklarını hatırlatmaktır.

Tuzlayı bilen bilir. Tarihi bostanlara ve balıkçılıga datanan kelimenin gerçek anlamı ile küçük ölçekli bir tarım kasabası idi. Bostanları turizm, sanayileşme ve kentleşme baskısı altında yok olmuş elde ( neredeyse ) bir tek balıkçılık kalmıştır. Balıkçılık ise esasen bu yazının konusu olmayan nedenlerle tüm ülkede olduğu gibi bir çöküşe doğru gitmektedir. Diğer bölgelerde olduğu gibi Tuzla’da da küçük ölçekli balıkçı sayısı her yıl biraz daha azalmaktadır.
İşte Tuzla’nın da Celal’in de kaybının önemi de tam bu noktada ortaya çıkmaktadır. Tuzla Geleneksel Balıkçılığın çöküşüne karşı mücadelenin siperlerinden birisi olmaya aday elimizde kalan nadir kasabalardandır. Balıkçı sayısı azalsa da denizden çıkarttığı ürün miktarı düşse de Tuzla hala balıkçılıkla anılmaktadır.

Celal’in (arkadaşım ve kardeşim olarak) kaybının etkisi ailesi ve arkadaşlarında yarattığı derin üzüntünün dışında ve belki de ondan da önemli olarak tam da bu nokta da olacaktır. Eğer bizler onu, bu güne kadar gösterdiği çabayı ve yarınlara dair umutlarını kavrar ve sahip çıkarsak onun  Celal’i bir kayıp olmaktan çıkarır rahmetli Atakan ağabey ile birlikte hem Tuzlanın hem de kooperatifin tarihine yazar sonsuza kadar unutulmamasını sağlarız.

Yazıya başlarken bu bir veda yazısı değil demiştim.

Ben Celal’e veda etmemenin onu aramızda yaşatmanın  mümkün olduğuna inanıyorum. Tuzla’nın balıkçıları birliklerini geliştirerek devam ettirirlerse, onun emanetlerine (ailesi başta olmak üzere) sahip çıkarlarsa, Tuzla Su Ürünleri kooperatifini, Tuzla Balıkçı Barınağını ve Tuzla balıkçılığını yaşatmaya devam ederlerse Celal bize biz Celal’e veda etmiş olmayacağız.

O kendisine has gülümsemesi ile bizi seyrediyor olacak

Sevgiyle
Saygıyla
Özlemle

Yorumlar

  1. Çok güzel bir yazı. Ve analiz olmuş.. Celal Abi güzel insan Allah rahmet eylesin. Tuzla gerçeği yaşamalı ve yaşatılmalı bencede..

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Darıca'da neler oluyor?

  Yolu kapatan belediye aracı. AB ülkelerinde belediyeler, küçük ölçekli balıkçılığı desteklemek amacıyla; küçük balıkçı barınakları, iskeleler, çekek alanları ve kıyı koruma yapıları gibi temel altyapıları kurmakta ve geliştirmektedir. Bu yatırımlar, Avrupa Birliği fonları (EMFAF) ile desteklenmekte ve yerel yönetimler tarafından etkin şekilde uygulanmaktadır. Küçük ölçekli balıkçılığın korunmasına ilişkin uluslararası anlaşmalar ve son 15 yılda artan farkındalık çalışmalarına karşın, sahadaki koşulların iyileşmek yerine daha da kötüleştiği açıkça görülmektedir. Yerel esnafı, üreticiyi, küçük işletmeleri ve kooperatifleri desteklemek; aynı zamanda yerel kültürel mirası korumak belediyelerin temel ve yasal görevleri arasında olmasına rağmen, bu sorumlulukların bazı yerlerde açıkça ihlal edildiği görülmektedir. DARICA’DA KABUL EDİLEMEZ UYGULAMALAR Darıca’da, barınak projesi olarak başlatılan ancak projede belirtilen alan yerine farklı bir bölgede inşa edilen tekne parkının mend...

Adalar bölgesi için acil eylem çağrısı

Küçük ölçekli geleneksel balıkçılığın korunması konusunda onca kelam neredeyse yönetiminden akademisyenine sivil toplum örgütlerinden balıkçı örgütlerine kadar kelam etmeyen yok gibi. Lakin bu konuda "kalıcı ve gerçekçi" adımlar atılamıyor. Sanki önümüzde çözülmesi çok zor bir astrofizik problemi var ve biz bunu çözecek bilgi ve yeteneğe sahip değilmişiz gibi bir görüntü ile karşı karşıyayız.  Gerçekten böylemi? Gerçekten bu problemi çözecek bilgi ve beceriye sahip değil miyiz? Bu tartışmaları takip eden tüm taraflar bilir ki aslında ne önümüzde çözümü zor bir problem var karşımızda ne de yönetiminden akademisyenine kadar tartışmaların da çözümün de tarafı olanlar bilgisiz ve yeteneksiz kadrolardan oluşuyor. Bu konuda ki en büyük sorunumuz atılması gereken adımlarda cesaret eksikliği ve küçük ölçekli geleneksel balıkçıların son yıllarda içine düştüğü atalettir. Aya kalkmak ve mücadele etmek zorundayız. Kırmadan dökmeden onca yıldır sergilediğimiz yapıcı tutumu terk etmeden am...

Hassas habitatları koruma ve adalar Gırgır avına kapalı saha üzerine!

  İstanbul Gırgır avcıları ara tebliğ döneminin yaklaşması ile birlikte yeniden hareketlendi. Ana başlıkları ise Gırgır avcılığına kapalı alanın tekrar avcılığa açılması. Başka talepleri de var. İstavrit balığı avlanma boyunun 11 santime düşürülmesi bunlardan birisi. Yayın organlarının bu sayısı ile birlikte merkezi ve siyasal ilişkileri üzerindeki lobi faaliyetlerini açık bir kampanyaya dönüştürdüler. İstanbul Gırgır avcılarının açılmasını istediği alan Kampanyayı iki slogan üzerine oturtmuşlar; Bu yasak bir işe yaramıyor. Bize yasaksa herkese yasak olsun. İki sloganda gerçeği yansıtmıyor ve samimiyetsiz. Yasağın işe yarayıp yaramadığını adalar çevresindeki dip hayatının iyileşip iyileşmediğine bakarak anlayabiliriz. Ama arkadaşlar temel av hedefleri olan pelajik balıklar üzerinden baktıkları için rahatlıkla gerçek olmayan iddialarda bulunuyorlar. Bu yazıda sahadaki dip balıklarının artışına ve tür çoğalmasına dair bilgiler ve görseller bulacaksınız. Yazının sonunda ...