Ana içeriğe atla

Çipura ve Levrek meselesi küçük balıkçılar.



Su ürünleri yetiştiricileri birliği ve bakanlığın geçtiğimiz günlerde bu iki tür için bir kampanya duyurusu yapmışlardı. İçinde bulunduğumuz günlerde de kampanya başladı ve devam ediyor.

İlk bakışta ülkenin içinde bulunduğu şu günlerde (sanki) "üreticiler elini taşın altına soktuğu ve topluma destek olmaya çalışıyor" izlenimi verilen bu kampanyanın sebebi bu gün sayın bakanın da ifade ettiği gibi "bir stok eritme" girişimidir.

 AB ve ülkemizde yaşanan sosyal izolasyon sebebi ile AB'nin balık ithalatında ki kısıtlamaları ve ülkemizde uygulanan izolasyonun sonucu olarak çalışmayan restoran ve içkili mekanların kapatılması bu tür balıklara yapılan talebi neredeyse  sıfıra düşürmüştü.

Şimdi yeniden talep yükseltmeye ve Çiftlik balıklarının havuzlarda ve soğuk hava dolaplarında birikmiş stoklarını eritmeye çalışıyorlar.

Ülkemizde çiftlik balıklarının hedef müşteri kitlesine deniz canlıları arzı yapan bir başka kesim daha var yani küçük balıkçılar ve onlar kimsenin umurunda değil. 

Konuya yabancı olanlar açısından biraz açayım.
12 metre den daha küçük boyda teknelerle ile düşük teknoloji kullanan, avcılık faaliyetleri tarihsel bilgi ve kol gücüne dayanan (ağırlıkla deniz tabanında yaşayan) ve ederi yüksek olan (barbunya, kalkan, kırlangıç, karides, ıstakoz, ahtapot, lüfer, tekir vb.) türleri avlayan balıkçılardan bahsediyorum. Bizim mahallenin kültürü ile küçük ölçekli geleneksel balıkçılardan.

Küçük ölçekli balıkçıların avladığı deniz ürünlerini market raflarında göremezsiniz. Bunlar doğal yaşam alanlarından avlanan/toplanan deniz canlılarıdır ve tedarik zinciri ile yeme içme sektörüne gider.
Turizm sektörü (her ne kadar çiftlik ürünlerini avcılık ürünü gibi satmaya çalışsalar da) restoranlar ve meyhaneler ağırlıkla küçük balıkçıların avladığı bu ürünleri sunarlar müşterilerine.
Ülkenin içinde bulunduğu izolasyon  nedeni ile kapanan yeme içme sektörü top yekun tedarik zincirinin çökmesine sebep olmuş durumdadır. Bu çöküşünde sonucu olarak zaten uzun yıllardır tedrici bir yok oluş süreci yaşayan küçük ölçekli balıkçılık top yekun bir yok oluşla sonuçlanacak akut bir sürece girmiştir.

Yetiştiricilik ve büyük ölçekli avcılık "sermaye birikimi hedefli ekonomik" faaliyetlerdir. Küçük balıkçı ise yaptığı avcılık/toplayıcılık faaliyeti ile sermaye biriktirmeyi veya zenginleşmeyi hedeflemez. Onun faaliyetinin temel hedefi akşam evde tencerenin kaynamasıdır.

Çok uzatmayayım.
Küçük balıkçılar sucul gıda üretiminin dezavantajlı grubudur ve pozitif bir ayrımcılık gözetilerek korunmaları gerekir.

Bu koruma (vadesi ne kadar uzun olursa olsun) onlara verilecek krediler ile mümkün olmaz. (gerçi kredi vermeyi düşünen de yok) 

Bizim mahalleyi tanıyanlar iyi bilir ki küçük balıkçının ezici çoğunluğunun borç ödeme yeteneği yoktur (sosyal güvenlik primi ödeyemeyenlerden bahsediyoruz) bu nedenle de yapılması gereken kredi vermek değil  hibe ile desteklemeleridir.

Balıkçılıktan sorumlu resmi otorite ve balıkçı örgütlerinin en acil gündemi çiftlik balıklarının stokların nasıl eritileceği değil küçük ölçekli geleneksel balıkçının nasıl korunacağıdır.
İçinde bulunduğumuz anda söyledikleriniz ve yaptıklarınız aslında kimin yanında durduğunuzun en büyük işaretidir.

Sevgiyle
Kenan

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Darıca'da neler oluyor?

  Yolu kapatan belediye aracı. AB ülkelerinde belediyeler, küçük ölçekli balıkçılığı desteklemek amacıyla; küçük balıkçı barınakları, iskeleler, çekek alanları ve kıyı koruma yapıları gibi temel altyapıları kurmakta ve geliştirmektedir. Bu yatırımlar, Avrupa Birliği fonları (EMFAF) ile desteklenmekte ve yerel yönetimler tarafından etkin şekilde uygulanmaktadır. Küçük ölçekli balıkçılığın korunmasına ilişkin uluslararası anlaşmalar ve son 15 yılda artan farkındalık çalışmalarına karşın, sahadaki koşulların iyileşmek yerine daha da kötüleştiği açıkça görülmektedir. Yerel esnafı, üreticiyi, küçük işletmeleri ve kooperatifleri desteklemek; aynı zamanda yerel kültürel mirası korumak belediyelerin temel ve yasal görevleri arasında olmasına rağmen, bu sorumlulukların bazı yerlerde açıkça ihlal edildiği görülmektedir. DARICA’DA KABUL EDİLEMEZ UYGULAMALAR Darıca’da, barınak projesi olarak başlatılan ancak projede belirtilen alan yerine farklı bir bölgede inşa edilen tekne parkının mend...

Adalar bölgesi için acil eylem çağrısı

Küçük ölçekli geleneksel balıkçılığın korunması konusunda onca kelam neredeyse yönetiminden akademisyenine sivil toplum örgütlerinden balıkçı örgütlerine kadar kelam etmeyen yok gibi. Lakin bu konuda "kalıcı ve gerçekçi" adımlar atılamıyor. Sanki önümüzde çözülmesi çok zor bir astrofizik problemi var ve biz bunu çözecek bilgi ve yeteneğe sahip değilmişiz gibi bir görüntü ile karşı karşıyayız.  Gerçekten böylemi? Gerçekten bu problemi çözecek bilgi ve beceriye sahip değil miyiz? Bu tartışmaları takip eden tüm taraflar bilir ki aslında ne önümüzde çözümü zor bir problem var karşımızda ne de yönetiminden akademisyenine kadar tartışmaların da çözümün de tarafı olanlar bilgisiz ve yeteneksiz kadrolardan oluşuyor. Bu konuda ki en büyük sorunumuz atılması gereken adımlarda cesaret eksikliği ve küçük ölçekli geleneksel balıkçıların son yıllarda içine düştüğü atalettir. Aya kalkmak ve mücadele etmek zorundayız. Kırmadan dökmeden onca yıldır sergilediğimiz yapıcı tutumu terk etmeden am...

Hassas habitatları koruma ve adalar Gırgır avına kapalı saha üzerine!

  İstanbul Gırgır avcıları ara tebliğ döneminin yaklaşması ile birlikte yeniden hareketlendi. Ana başlıkları ise Gırgır avcılığına kapalı alanın tekrar avcılığa açılması. Başka talepleri de var. İstavrit balığı avlanma boyunun 11 santime düşürülmesi bunlardan birisi. Yayın organlarının bu sayısı ile birlikte merkezi ve siyasal ilişkileri üzerindeki lobi faaliyetlerini açık bir kampanyaya dönüştürdüler. İstanbul Gırgır avcılarının açılmasını istediği alan Kampanyayı iki slogan üzerine oturtmuşlar; Bu yasak bir işe yaramıyor. Bize yasaksa herkese yasak olsun. İki sloganda gerçeği yansıtmıyor ve samimiyetsiz. Yasağın işe yarayıp yaramadığını adalar çevresindeki dip hayatının iyileşip iyileşmediğine bakarak anlayabiliriz. Ama arkadaşlar temel av hedefleri olan pelajik balıklar üzerinden baktıkları için rahatlıkla gerçek olmayan iddialarda bulunuyorlar. Bu yazıda sahadaki dip balıklarının artışına ve tür çoğalmasına dair bilgiler ve görseller bulacaksınız. Yazının sonunda ...