Ana içeriğe atla

Endüstriyel avcılığı desteklemek yok oluşu desteklemektir.

Mazot fiyatı hepimizin bildiği gibi aşırı arttı. Büyük avcı filosunun iki temel işletme gideri var. Bunlar tayfa ücretleri/payları ve yakıt giderleridir. Ve doğal olarak bu fiyatlarla sezonu tamamlamaları zor onları anlıyorum.

Lakin denizlerimizde kaynakların artmadığı bir süreçte yakıt fiyatının sübvansiyonunun ne anlama geldiğini kimse tartışmıyor. Bu ülkenin balıkçısı da balıkçılık yöneticisi de kaynaklar azalırken bizim büyük avcı filosuna yaptığımız/yapacağımız destek ülke balıkçılığına bir fayda sağlar mı sorusunun cevabını düşünmeli ve tartışmalıdır. Bu tartışma belki kısa vadede ertelenebilir ama kaçınılmazdır.
Konuyu biraz açalım.
Biz filonun kaynağa göre aşırı büyük olduğunu bu avcılık kapasitesi ile çok yakında yolun sonuna geleceğimizi biliyorduk. Hem balıkçı camiasındaki genel kanaat hem de balıkçılığı yöneten resmi otoritenin kararı ile 10 yıl önce filo sayısının düşürülmesi ve av kapasitesinin azaltılması konusunda (biraz da AB uyum süreci gerekliliği olarak) adım atarak peş peşe iki program uyguladık. O dönemi hatırlayanlar bilir biz o zaman cılız sesimizle ama tüm gücümüzle “programın önemli bir adım olduğunu ama sayılar üzerinden adım atmanın yanlış olduğunu” anlatmaya çalıştık. Program elbette en azından rezerv ruhsatların iptali açısından bir işe yaradı ama programın temel hedefi olan av kapasitesinin düşürülmesi doğrultusunda hiçbir işe yaramadı. 10 yıl önce av kapasitesi aşırı büyük diye para harcamak dahil her türlü çabanın gösterilmesine rağmen av kapasitesi o döneme göre 5-6 kat arttı. Biraz abartmak pahasına da olsa durumu şöyle tarif edebiliriz “kazan aynı yemek dünden daha az ama parası olan beraber yemek yediğimiz kazandan daha fazla pay alabilmek için kepçesini büyüttü. Bu rekabet filonun tüm unsurlarını kapasite arttırmaya zorluyor. Filonun tabanını oluşturan küçük ölçekli balıkçılar ve küçük/orta boy gırgır avcıları ile dip ve orta su trol avcılığını da yok oluşa iten en büyük sebep bu rekabetin yarattığı ortamdır.
Şimdi;
Bir karar vermek zorundayız. Yok mu olacağız yoksa yok olmamak için asla rekabet edemeyeceğimiz büyük avcıların kuyruğuna takılıp kendi mezarlarımıza bir kürek toprak ta biz mi atacağız.
Benim önerim ebette kendi mezarımızı kendimizin kazması olamaz. İlk günden beri “sucul kaynakların korunması yetmez aynı zamanda balıkçılık gelirlerin adil paylaşım gerekir” diye yırtınıp duruyorum. Bir eşitlikten söz etmiyorum kelimenin gerçek anlamıyla adaletten bahsediyorum. 60 kiloluk bir boksör ile 100 kiloluk bir boksörü ringe çıkarıp eşit şartlarda döğüşe çeksiniz demek ile balıkçılığımızın içinde bulunduğu bu günlerde eşit desteğe sahip olacaksınız demek aynı şeydir. İkisinde de sonuç bellidir. Belli olmayan şey ringde maçın kaç dakika süreceği balıkçılıkta ise batışın kaç ay beya kaç yıl süreceğidir.
Bu nedenle benim önerim filonun yakıt desteğini eşit olarak değil adil olarak almasıdır. Bunun için iki şey önerebilirim. Ya 1000 HP üzerine ÖTV indirimi uygulanmamalı ya da 1000 HP altına ek destek sağlanmalıdır.
(buradaki makine gücü tartışılabilir)
Sürçü lisan ettiysek af ola
….

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Darıca'da neler oluyor?

  Yolu kapatan belediye aracı. AB ülkelerinde belediyeler, küçük ölçekli balıkçılığı desteklemek amacıyla; küçük balıkçı barınakları, iskeleler, çekek alanları ve kıyı koruma yapıları gibi temel altyapıları kurmakta ve geliştirmektedir. Bu yatırımlar, Avrupa Birliği fonları (EMFAF) ile desteklenmekte ve yerel yönetimler tarafından etkin şekilde uygulanmaktadır. Küçük ölçekli balıkçılığın korunmasına ilişkin uluslararası anlaşmalar ve son 15 yılda artan farkındalık çalışmalarına karşın, sahadaki koşulların iyileşmek yerine daha da kötüleştiği açıkça görülmektedir. Yerel esnafı, üreticiyi, küçük işletmeleri ve kooperatifleri desteklemek; aynı zamanda yerel kültürel mirası korumak belediyelerin temel ve yasal görevleri arasında olmasına rağmen, bu sorumlulukların bazı yerlerde açıkça ihlal edildiği görülmektedir. DARICA’DA KABUL EDİLEMEZ UYGULAMALAR Darıca’da, barınak projesi olarak başlatılan ancak projede belirtilen alan yerine farklı bir bölgede inşa edilen tekne parkının mend...

Adalar bölgesi için acil eylem çağrısı

Küçük ölçekli geleneksel balıkçılığın korunması konusunda onca kelam neredeyse yönetiminden akademisyenine sivil toplum örgütlerinden balıkçı örgütlerine kadar kelam etmeyen yok gibi. Lakin bu konuda "kalıcı ve gerçekçi" adımlar atılamıyor. Sanki önümüzde çözülmesi çok zor bir astrofizik problemi var ve biz bunu çözecek bilgi ve yeteneğe sahip değilmişiz gibi bir görüntü ile karşı karşıyayız.  Gerçekten böylemi? Gerçekten bu problemi çözecek bilgi ve beceriye sahip değil miyiz? Bu tartışmaları takip eden tüm taraflar bilir ki aslında ne önümüzde çözümü zor bir problem var karşımızda ne de yönetiminden akademisyenine kadar tartışmaların da çözümün de tarafı olanlar bilgisiz ve yeteneksiz kadrolardan oluşuyor. Bu konuda ki en büyük sorunumuz atılması gereken adımlarda cesaret eksikliği ve küçük ölçekli geleneksel balıkçıların son yıllarda içine düştüğü atalettir. Aya kalkmak ve mücadele etmek zorundayız. Kırmadan dökmeden onca yıldır sergilediğimiz yapıcı tutumu terk etmeden am...

Hassas habitatları koruma ve adalar Gırgır avına kapalı saha üzerine!

  İstanbul Gırgır avcıları ara tebliğ döneminin yaklaşması ile birlikte yeniden hareketlendi. Ana başlıkları ise Gırgır avcılığına kapalı alanın tekrar avcılığa açılması. Başka talepleri de var. İstavrit balığı avlanma boyunun 11 santime düşürülmesi bunlardan birisi. Yayın organlarının bu sayısı ile birlikte merkezi ve siyasal ilişkileri üzerindeki lobi faaliyetlerini açık bir kampanyaya dönüştürdüler. İstanbul Gırgır avcılarının açılmasını istediği alan Kampanyayı iki slogan üzerine oturtmuşlar; Bu yasak bir işe yaramıyor. Bize yasaksa herkese yasak olsun. İki sloganda gerçeği yansıtmıyor ve samimiyetsiz. Yasağın işe yarayıp yaramadığını adalar çevresindeki dip hayatının iyileşip iyileşmediğine bakarak anlayabiliriz. Ama arkadaşlar temel av hedefleri olan pelajik balıklar üzerinden baktıkları için rahatlıkla gerçek olmayan iddialarda bulunuyorlar. Bu yazıda sahadaki dip balıklarının artışına ve tür çoğalmasına dair bilgiler ve görseller bulacaksınız. Yazının sonunda ...