SURKOP Genel kurulu üzerine düşünceler.
Ya da balıkçılık örgütlenmesinin pür meali!
Son birkaç yıldır gerek kaynaklarda aşırı av baskısının olumsuz etkileri ve içinde bulunduğumuz ekonomik krizin yarattığı zorluklar ile boğuşuyor balıkçılar. Bu duruma deniz ürünlerindeki ithalat ve yetiştiriciliğin acılık ekonomisine etkilerini de eklediğimizde süreç kelimenin gerçek anlamı ile var olma ya da hayatta kalma mücadelesine dönüşüyor.
İşte son genel kurul balıkçığın “abartısız” böyle bir dönemine denk geldi. Lakin bu genel kurulda içinde bulunduğumuz sürecin balıkçılığı ciddi biçimde tehtid eden zorlukları konuşulmadı. Genel kurula katılan bazı birlikler açısından tek önemli konunun “merkezi birliğin desteklenmesi açısındn SURKOP'a verilen orkinos kotası gelirleri ve bu gelirlerin birlikler tarafından paylaşılması olduğu” anlaaşılkdı.
Yıllardır dilim döndüğünce balıkçılık örgütlenmesinin mali giderlerinin balıkçılar tarafından karşılanması gerektiğini anlatıyorum.
Yine yıllardır büyük ölçekli ve küçük ölçekli balıkçının aynı çatı altında örgütlenmesinin yanlış olduğunu “çıkarları ortak olmayanların hedeflerinin kaçınılmaz olarak farklı olduğunu bu nedenle aynı hedefler doğrultusunda faakiyet yapamayacağını anlatmaya çalışıyorum. Ve sert ve uzun süren bir mücadele döneminin sonuna geldiğimizi görüyorum.
Ülkemizde kooperatiflerden başlayarak bölge birlikleri ve (bana kızmasınlar ama) merkez birlik dahil oluşmuş bir balıkçılık arıstokrasısı vr. Ve tine bu bürokrasi kendi varlığını daha doğrusu varlığının sürdürülebilmesini faaliyetlerinin öznesi haline getirmiş durumdalar. Elbette bu tespitin dışında işini yapmaya çalışan birlik ve kooperatifler var ama genele veya örgütlenmenin zihin dünyasına ve yaptığı faaliyetlere baktığımızda karşılaştığımızda karşılaştığımız ortada görünen tablo budur. Bu nedenle tartışmamız gereken Orkinos gelirleri değil tamda bu tablodur.
Ve bu gerçekten kendi içimizde sert tartışmalara ve mücadele etmemize sebep olacaktır.
Kendimize gelmez ve “çok sıkı” bir öz eleştiri sürecinden geçmez isekbırakın birlikleri önümüzde birkaç yıl içinde kooperatiflerimizin yarısından fazlasının kapanacığını şimdiden söyleyebilirim.
İşte esas tartışmamız gereken budur.
Küçük ölçekli balıkçıyı ve örgütlenmesini el birliği ile (balıkçılık bürokrasisi dahil) el birliği ile ve taammüden ödürmenin eşiğindesiniz.
Bu uzun sürecek bir tartışma dizisi için bir giriş bölümünden başka bir amaç taşımamaktadır.
Ben dilim döndüğünce tartışacağım.
Son olarak bir not ekleyerek bitireyim bu mesajı;
İki bölge birliğinin genel kurul sonrası merkez birlikten ayrılma kararı aldığını duydum. Bunların ikisinin de tabanlarını küçükk ölçekli balıkçılar oluşturuyor.
Yine bu birliklerden biri yakında yapacağı genel kurul gündemine erkez birlikten ayrulma maddesini eklemiş. Diğer birlik ise enel kurulun desteğini alamadığı ve merkez birliğe inaçları kalmadığı için ayrılacakmış.
Bu tam bir kepazeliktir.
Ben son kez bir balıkçı ve hatta arkadaşları olarak uyaratım.
Kendinize gelin!”

Yorumlar
Yorum Gönder