Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Küçük ölçekli geleneksel balıkçılara açık çağrı.

Orjinal poster Tahrif edilmiş hali   “Bu çağrı uzun sayılabilecek zamandır ötelenmiş bir çağrıdır” Ötelenmiştir çünkü bu ülkede3 son birkaç yıldır har tartışmanın “iradi bir şekilde kısırlaştırılmasından” bıkmış her eleştirinin kişiselleşmesinden yorulmuş bir durumdaydım. Gördüklerimin görülmemesinden söylediklerimin duyulmamasından bıktım usandım. Kim bilir belki yeterince açık anlatamadım belki yeterince güçlü çıkmıyor sesim ama mesele hiçbir zaman ben olmadım. Mesele her zaman geleneksel balıkçı ve onun üzerinde avcılık ve toplayıcılık yapanların geleceği meselesiydi. Mesele kadim bir kültürün ve bu ülkenin (aslında tüm dünyanın) en kıymetli sosyoekonomik topluluğunun göz göre göre yok olması meselesidir. Sessizliğimi bozma sebep olan ise çok kısa bir zaman diliminde yaşanan 3 vahim hadisedir. Bunlar; ·            Kaykay/müsilaj ·            2022 dünya küçük ölçekli balıkçılık yılının isim ve hatta içerik ol...
Mesele gerçekten Torik mi? Son 2 gündür İstanbul Birlik imzalı bir afiş dolaşıyor sosyal medyada. MART-NİSAN-MAYIS-HAZİRAN-TEMMUZ aylarında (üreme gerekçesi ile) Palamut ve Torik balığı avcılığının yasaklanması talep ediliyor. İlk bakışta ne kadar da hoş diyor insan. Birkaç istisnası hariç Küçük Ölçekli balıkçıların örgütü olan bir kooperatif birliği stokların korunması doğrultusunda adım atıyor ve bir farkındalık yaratarak bir talep için mücadele ediyor “gibi görünüyor” ve cezbediyor. Lakin bu “olası” kampanya (korkaklığı bir kenara bırakılırsa) baştan aşağı tutarsız baştan aşağı gerçeklerden habersiz ellerden çıkmış gibi görünüyor. Neden tutarsız? Torik Mayıs ayında yola kalkar ve Haziran ayında Karadeniz’e ulaşan bireyler yumurta dökmeye başlar. Önerilen zaman dilimini üreme göçü ve üreme dönemi ile alakası yoktur. Belki Nisan ayı biraz anlaşılabilir ama Mart ayı neden talep edilir anlamak mümkün değil. Bu kampanyaya tutarsızdır deme sebeplerinden bir diğeri ise gerel Küçü...

Ocean balık yağları nasıl üretilir.

İĞRENÇ VE YANILTICI BİR REKLAM ÜZERİNE!

  İĞRENÇ VE YANILTICI BİR REKLAM ÜZERİNE! "Bir balıkçı kardeşimiz bir video linki yollayıp "bir bak bakalım dikkatimi çeken şeyi görecekmisin" diye sordu bu akşam. " İlk izlemede fark edemedim. Kaçınılmaz olarak bir balık yağı reklamında daha derin bir şeyler arıyor insan. Tekrar sorduğumda 58. saniyesine bak dedi. Balıkçılık endüstrisi parlatılıp küçük balıkçının teknesi batırılıyor diye ekledi. Hızla izledim videoyu. Hem de tekrar tekrar. Doğru söylüyordu lakin (muhtemelen) onunda fark etmediği bir sahne daha vardı. Videodaki küçük balıkçı çizgi film dünyasının kötü karakterlerine benzetilerek çizilmişti. Bir de teknenin batışıyla son bulan iğrenç bir kahkaha eklemişler balıkçının suratına. Söz konusu firma reklamı yapımcı ajansa yıkamaz sorumluluğu. Tarihin en kadim meslek gruplarından birisini aşağılayan videodan (reklamdan) ortak olarak sorumludurlar. Hakaret kısmı ile ilgili olarak elimizden geleni yapacağımızı şimdiden ilan edip meselenin diğer tarafına dair ...

Çipura ve Levrek meselesi küçük balıkçılar.

Su ürünleri yetiştiricileri birliği ve bakanlığın geçtiğimiz günlerde bu iki tür için bir kampanya duyurusu yapmışlardı. İçinde bulunduğumuz günlerde de kampanya başladı ve devam ediyor. İlk bakışta ülkenin içinde bulunduğu şu günlerde (sanki) "üreticiler elini taşın altına soktuğu ve topluma destek olmaya çalışıyor" izlenimi verilen bu kampanyanın sebebi bu gün sayın bakanın da ifade ettiği gibi "bir stok eritme" girişimidir.  AB ve ülkemizde yaşanan sosyal izolasyon sebebi ile AB'nin balık ithalatında ki kısıtlamaları ve ülkemizde uygulanan izolasyonun sonucu olarak çalışmayan restoran ve içkili mekanların kapatılması bu tür balıklara yapılan talebi neredeyse  sıfıra düşürmüştü. Şimdi yeniden talep yükseltmeye ve Çiftlik balıklarının havuzlarda ve soğuk hava dolaplarında birikmiş stoklarını eritmeye çalışıyorlar. Ülkemizde çiftlik balıklarının hedef müşteri kitlesine deniz canlıları arzı yapan bir başka kesim daha var yani küçük balıkçılar ve onla...

Kadın balıkçılar ve popülizm.

Tarih inkar edilemez. Son birkaç aydır popülerleşen kadın balıkçıların artık belediye lansmanlarına da konu olması ve ayrıca mal bulmuş mağribi gibi bu konunun üzerine atlayan kimi unsurların duruş ve davranışları üzerine birkaç kelam etmenin zamanı geldi diye düşünüyorum. Ben Kadın Balıkçılar konusunda hiçbir faaliyetin hiçbir projenin bir parçası olmadım. Bu nedenle yazdıklarımdan kişisel olarak sorumluyum ve aşağıda okuyacaklarınız bir tanığın gözlemlerine ve bizim mahallenin ahlaki duruşuna kişisel bir itirazı içermektedir. Bu ülkenin son 10 yılda farkına vardığı iki olgu “küçük ölçekli geleneksel balıkçı” ve “kadın balıkçılar”   olgusudur. Ve ne yazık ki dün küçük ölçekli balıkçılık mücadelesinin başına gelenler bu gün kadın balıkçılar için yapılan faaliyetin başına gelmek üzeredir. Hayatında bir kadın balıkçıyla oturup bir çay içmemiş olanlar “kadın balıkçı merkezli” proje veya faaliyet peşinde koşmaktadırlar. Ve her zaman olduğu gibi iki grup insan t...

Derinlik yasağı kilit taşıdır.

“Kilit taşı: Köprü, kemer ve benzeri taş yapılarda dizilmiş taşların birbirine tutunmasını ve yapının çökmemesini sağlayan bir taştır.” Arkadaşlar! Ülkenin içinde bulunduğu kaotik durumu fırsat bilerek siyasi ilişkileri sayesinde ciddi ve tehlikeli bir hamle ile hem büyük uğraşlarla korumaya çalıştığımız kıyı ekosistemi hem de topyekun balıkçılık yönetimi büyük bir tehlikeyle yüz yüze. Bu söz konusu tehlike (aslında yükseltilmesi gereken) 24 metre gırgır avlanma derinliğinin 18 metreye düşürülmesi girişimi nedeniyledir. Benim tereciye tere satmaya niyetim yok lakin bazı konuları hatırlatmakta fayda görüyorum. Biz balıkçılar ve toplumun büyük bir bölümü kıyılardaki Trol avcılığına haklı olarak itiraz ederken aynı sahalarda (ağ mukavemetlerinin aşırı artması, donamdaki ilişken dip yapısında çalışmaya uygun donam değişiklikleri ve makine güçlerindeki büyük artış sayesinde) bir nevi yuvarlak Trol gibi çalışan Gırgır avcılığının yaptığı tahribatı uzun zaman fark edemedi...