Ana içeriğe atla

Karadeniz Herkesindir

  Karadeniz Herkesindir


    Evden, görünen denize baktığında, çok uzaklara kadar uzanan deniz önümde seriliydi. Rüzgar ve dalga olmadığından oldukça sakindi. Büyük balıkçı teknelerinin hepsi denizin üzerindeydi. Görüldüğü kadarıyla yirmi-yirmibeş tekne balık avlıyordu.
    Balıkçi teknelerinin kimileri ağlarını sarmıştı. Kimileride balık kovalıyordu. Avlanan balıkları limanlara taşıyanlarda onların peşinden gidiyorlardı. Denizin üzerinde bir karış boş yer bırakmamışlardı. Bütün tekneler biz, küçük balıkçıların balık avladığı sularda toplanmış avlanıyorlardı.
     Gerçektende  orada olan büyük balıkçılar, onlarla çalışanlar avlanacakları balıkların kazançlarıyla evlerine yiyecek götüremek için çalışıyorlardı. Sanırım, kazançlarıyla kimileri çocuklarını okutacak, kimileri hastalarının bakımını sağlayacak, kimileride yapmış oldukları borçlanmaları ödemek için uğraşıyordu. Herkes yaşam için gerekli olanları yapmaya çalışıyorlardı. Harcadıkları bu emek için kimse bir şey diyemez. Herkes gibi onlarında karadenizden kazanç sağlama hakkı var.
     Karadenizde küçük balıkçılarda kendi geçimleri için bir şeyler yapıyorlar, yapacaklarda. Kimileri; geçim için para kazanma, yada yaşam için yapılan mücadeleye yardım için bu işi yapıyorlar. Kimileri de kendileri için balık avlanmak, günlük yorgunlukları gidermek için bu sularda balık avlarlar.
     Her ikiside kendileri için Karadeniz yaşamından bir şeyler kazanmaya çalışır. Bu, büyük ve küçük balıkçıların en doğak hakkıdır.
    Burada önemli olan ve en iyi yapılacak iş; bir şey yaparken başkasını engellenilmemesidir. Birbirinin gelirlerini engellemeyeceksin. Karadeniz ürettiği ürünler Karadeniz kıyısında yaşayan bütün insanlarındır. Gerçek olan budur.
    Burada anlatmak istediğim; biz küçük balıkçılar balık avlandığımız sulara büyük balıkçıların avlanması nedeniyle hiç balık kalmamaktadır. Büyük balıkçılar balık bulabilmek için teknelerindeki elektronik aletleri kullanmaktadırlar. Onlar çok uzaklardan ve suyun derinliklerindeki balıkları görebiliyorlar. Balıkların onlardan kaçış şansı hiç olmaz.
    Küçük balıkçıların böyle aletleri hiç yoktur. Onlar belirli yerlerdeki sularda balıkları aramakla bulurlar. Durum böyle olunca yapılan doğru ve yakışık alan bir iş olmaz.
    Biz küçük balıkçılar, büyük balıkçılar balık avlanmasında biz avlanalım diye birşey demez, diyemez. Böyle birşey demeğe kimseninde hakkı yoktur.
    Burada yapmamız gereken ve doğru olan; büyük balıkçılar, küçük balıkçıların avlandıkları sulardan biraz dışarıda avlanmalılar. Yada; küçük balıkçıların avlandıkları yerleşim yerlerinin önünde avlanmalılar. Çoğunlukla küçük balıkçılar ya yerleşim yada liman açıklarında avlanırlar. Bu yerleri büyük balıkçılar biraz dikkat ederlerse küçük balıkçılara avlanacak yer düşer. Deniz ve suların herkesin olduğu unutulmamalıdır.
    Kimi zamanlar küçük balıkçılar avlanırken onların yanıbaşında ağ sararlar. Kimi zamanda küçük balıkçıların kayıkları sarılan ağın içinde bırakılır.
    “ Büyük balık küçük balığı yutar” suyun altındaki yaşamda olur. Ne yazıkki İnsanların yaşadığı yerlerdede yapılıyor. Bırakın! Denizin yüzeyinde bunu yapmayalım.
    Bu deniz, balık avlayan büyük balıkçılar gibi, küçük balıkçıların hatta deniz kıyısından olta ile balık avlayanlarında denizidir. Hepimiz, birbirimizin hakkına saygı duyalım. Yaşamın güzelliği böyle sağlanır.

   Tuta-stveli.2010     Arkabi

Osman Şafak Büyüklü

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Darıca'da neler oluyor?

  Yolu kapatan belediye aracı. AB ülkelerinde belediyeler, küçük ölçekli balıkçılığı desteklemek amacıyla; küçük balıkçı barınakları, iskeleler, çekek alanları ve kıyı koruma yapıları gibi temel altyapıları kurmakta ve geliştirmektedir. Bu yatırımlar, Avrupa Birliği fonları (EMFAF) ile desteklenmekte ve yerel yönetimler tarafından etkin şekilde uygulanmaktadır. Küçük ölçekli balıkçılığın korunmasına ilişkin uluslararası anlaşmalar ve son 15 yılda artan farkındalık çalışmalarına karşın, sahadaki koşulların iyileşmek yerine daha da kötüleştiği açıkça görülmektedir. Yerel esnafı, üreticiyi, küçük işletmeleri ve kooperatifleri desteklemek; aynı zamanda yerel kültürel mirası korumak belediyelerin temel ve yasal görevleri arasında olmasına rağmen, bu sorumlulukların bazı yerlerde açıkça ihlal edildiği görülmektedir. DARICA’DA KABUL EDİLEMEZ UYGULAMALAR Darıca’da, barınak projesi olarak başlatılan ancak projede belirtilen alan yerine farklı bir bölgede inşa edilen tekne parkının mend...

Adalar bölgesi için acil eylem çağrısı

Küçük ölçekli geleneksel balıkçılığın korunması konusunda onca kelam neredeyse yönetiminden akademisyenine sivil toplum örgütlerinden balıkçı örgütlerine kadar kelam etmeyen yok gibi. Lakin bu konuda "kalıcı ve gerçekçi" adımlar atılamıyor. Sanki önümüzde çözülmesi çok zor bir astrofizik problemi var ve biz bunu çözecek bilgi ve yeteneğe sahip değilmişiz gibi bir görüntü ile karşı karşıyayız.  Gerçekten böylemi? Gerçekten bu problemi çözecek bilgi ve beceriye sahip değil miyiz? Bu tartışmaları takip eden tüm taraflar bilir ki aslında ne önümüzde çözümü zor bir problem var karşımızda ne de yönetiminden akademisyenine kadar tartışmaların da çözümün de tarafı olanlar bilgisiz ve yeteneksiz kadrolardan oluşuyor. Bu konuda ki en büyük sorunumuz atılması gereken adımlarda cesaret eksikliği ve küçük ölçekli geleneksel balıkçıların son yıllarda içine düştüğü atalettir. Aya kalkmak ve mücadele etmek zorundayız. Kırmadan dökmeden onca yıldır sergilediğimiz yapıcı tutumu terk etmeden am...

Hassas habitatları koruma ve adalar Gırgır avına kapalı saha üzerine!

  İstanbul Gırgır avcıları ara tebliğ döneminin yaklaşması ile birlikte yeniden hareketlendi. Ana başlıkları ise Gırgır avcılığına kapalı alanın tekrar avcılığa açılması. Başka talepleri de var. İstavrit balığı avlanma boyunun 11 santime düşürülmesi bunlardan birisi. Yayın organlarının bu sayısı ile birlikte merkezi ve siyasal ilişkileri üzerindeki lobi faaliyetlerini açık bir kampanyaya dönüştürdüler. İstanbul Gırgır avcılarının açılmasını istediği alan Kampanyayı iki slogan üzerine oturtmuşlar; Bu yasak bir işe yaramıyor. Bize yasaksa herkese yasak olsun. İki sloganda gerçeği yansıtmıyor ve samimiyetsiz. Yasağın işe yarayıp yaramadığını adalar çevresindeki dip hayatının iyileşip iyileşmediğine bakarak anlayabiliriz. Ama arkadaşlar temel av hedefleri olan pelajik balıklar üzerinden baktıkları için rahatlıkla gerçek olmayan iddialarda bulunuyorlar. Bu yazıda sahadaki dip balıklarının artışına ve tür çoğalmasına dair bilgiler ve görseller bulacaksınız. Yazının sonunda ...